www.firkete.com

Oğlak burcu dönemiİ 22 aralık itibarıyla başladı

e-Posta

Oğlak burcu ciddi, sorumluluk sahibi, hedeflerine odaklı ve toplumda önemli ve saygın bir yer edinmeye önem veren bir burçtur.


Toprak grubunun maddi dünyada uygulamaya yönelik, ayağı yere basan, gerçekçi özellikleri ile donanmıştır. Titiz ve müşkülpesent çalışmaları ile düzenli ve metodik tarzda tutarlı bir çizgi çizer. Güvenlik onlar için önemlidir. Bunu sağlamak içinde sabırla sebatla, yollarından kolay, kolay vazgeçmeden adım, adım yol alırlar ,toplum önünde saygın ve başarılı bir yer için çabalarlar.


Oğlaklar dış dünyaya odaklı planlarını yaparken bazen iç dünyalarını ve duygular dünyasını unuturlar ve o zaman gölgeleri ortaya çıkar. İstedikleri maddi hedeflerine ulaşmışlardır belki ancak yine de mutlu olmadıklarını fark ederler. Doyum eksiktir. İşte o zaman dönüp duygusal ihtiyaçlarını ihmal ettiklerini idrak ederler. Bu aşamadan sonra kurdukları düzenlerde eksik olanı tamamlamak için gerçekte ruhlarının neye ihtiyacı olduğunu bulmak onlar için zorlu bir süreç olabilir. Çoğu zaman dış dünyada problem çıkmadan bunu fark etmeleri de zordur.


Oğlak burcunun karşıt burcu Yengeçtir. Karşıtlıklar birbirini içinde taşır prensibinden yola çıkarsak Oğlak burcunun dış dünya hedefli hayat felsefesini, Yengecin iç dünya hedefli yaşama bakış felsefesiyle dengelemesi gerekir. Yengeç anaçlıkta öne çıkan özellikler sergiler. Beslemek, büyütmek, barındırmak fiziksel boyutta olduğu kadar duygusal olarak da gerçekleştirilmelidir. Tabii bu işlem başkalarına odaklı sergilenmeden önce kişinin kendi ruhunu beslemesi, duyguları ile ilgilenmesi şeklinde yapıldığında doğru uygulanmış olacak doyum sağlanacaktır.


İşte Oğlak da içindeki çocukla temasa geçip neye ihtiyacı olduğunu öğrenmelidir. Bunun için de biraz içe dönmelidir. Bu içe dönüş ve kendi ihtiyaçlarını tespit etme işlemi, istenen odur ki dış dünyada problem çıkıp da yalnız kalmak zorunda kalmadan algılansın ve gereği yapılsın.


Kişi toplumsal dayatmalar, ailevi tercihler ve herkes tarafından onaylanan otorite figürü olma yolunda tercihlerini, seçimlerini yapmış ve bunun karşılığında saygıyı kazanmış olabilir. Oysa saygıyı ve onayı içinde bulması gerekir. Başkaları onaylamasa da kendini onaylamak ve sevmek, karşısına doğal olarak onaylayan kişileri çıkaracak ve bu daha gerçek olacaktır.


Bunu gerçekleştirebilmek için hayata karşı korku beslemeyi bırakmalı, karamsarlığı bir kenara koymalı, hedeflerini gerçekten içinden gelen isteklere ve ihtiyaçlara göre belirlemeli ve bu yolda öz disiplinle, sabırla çalışmalıdır.


Öncü bir burç olduğu için başlatma sorunu yoktur. Gerçek isteğini ve onu besleyecek olan hedefini tespit ettikten sonra hırsını da doğru yöne kanalize etmiş olacaktır. Yalnız bu noktada geçmişteki kurallarını gözden geçirmesi ve ayağına çelme takacak olan eski katı, köşeli hayat prensiplerini biraz değiştirmesi gerekebilir. Sınırları onu nerede sabote ettiyse bunu tespit etmeli ve yeni, artık kendisine, doğasına daha uygun sınırlara genişlemeli, kendini kısıtlamaktan vazgeçmelidir.

Sürekli haklı, doğru, ve mükemmel olmak zorunda değildir.


Yapı kurmak, inşa etmek Oğlak burcu ile ilişkili kavramlardır. O sebeple vücudumuzun yapısını oluşturan iskelet ve kemik yapımız da Oğlak ile temsil edilir. Tabii birde dış dünya ile temas içinde olan cildimiz.

Dolayısıyla otorite çatışmaları yaşadığımızda, ya da sorumluluk ve yüklerimiz bizi aştığında, başarma stresi içine girdiğimizde kemik ya da cilt problemleri baş gösterir. Vücudumuz bizle konuşmaktadır.


Hepimizin haritasında bulunan Oğlak burcunun harekete geçtiği bu dönem sırtlandığımız yüklerimiz acaba gerçekten bizim sorumluluğumuz mu yoksa gereksiz bir şekilde mi onları üstlendik, sorgulamalıyız.

Ya da tam tersine gerçekten bizi daha güçlü ve doyumlu kılacak olan, ilgilenilmesi gereken konularla ilgilenip yapılması gereken işlerimizin sorumluluğunu ne kadar alıyoruz, üstünde düşünmeliyiz.

Yapmakta olduğumuz mesleğimizde, işimizde hedeflerimiz acaba ruhumuzun istekleri ile de destekleniyor mu?

Günlük rutinimizi planlarken önceliklerimizi saptamalı sırf alışık olduğumuz için yaptığımız, ne bize, ne hiç kimseye faydası olmayan uğraşlardan vazgeçmeliyiz.

Değişmez kurallarımız, kanunlarımız hayatımızı kolaylaştırıyor mu yoksa zorlaştırıyor mu?

Bu dönem gözden geçirsek iyi olur. Esneklik, kurulmuş yapıların kırılmasına engel olur.



2009’ a girerken herkesin gerçek hedeflerini gerçekleştirmesini temenni ediyorum.

Sevgiyle kalın


 
 Yukarı
Reklam
Şu anda 389 konuk çevrimiçi