Kişilik kelimesinin anlamının iki boyutu vardır. Birincisi oyuncunun sahnedeki rolünü vurgulamak için kullanılır. Hayatta aldığımız rol bununla ilgilidir. Yüz, vücut ve giyim tarzının dışarıya aksettirdiğidir. Daha çok şekille ifade edilir. İkincisi ses tonuyla alakalı olandır. Kişilik, nefesin taşıdığı tonlarla belirlenir ve dışarıya akseder. Sesi maskelemek, yüzü maskelemek kadar kolay değildir. Bu yüzden varlığımızın titreşimleri sesle daha doğru iletilir. “Bir insanı tanımak istiyorsan maskesine bakma, sesini dinle” diyebiliriz.
Kişinin dünya üzerinde nasıl bir role soyunduğunu ses tonu söyler. Ses, rolle mutlaka uyum içindedir. Din adamlarının, öğretmenlerin, hizmetçilerin veya askerlerin farklı ses karakterleri ve farklı konuşma biçimleri olsa da, sesin özünde dikkatle dinlenildiğinde aldatıcı olmayan bir samimiyet vardır. Ses tonu, duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde taşıyarak, kişinin kendini ifade etmesini sağlar. Zengin ve doyurucu bir ses tonu, aslında zengin bir iç dünyanın da göstergesidir.
Zengin sesin en önemli göstergesi, titreşim ve uyum içeren pes ve tiz seslerin en güzel şekilde kullanılabilmesidir. Zengin bir sese sahip olabilmek, duygu ve düşünceyi ifade ederken, en uygun tonları, en uyumlu şekilde kullanabilmektir. Monoton konuşarak sesini değişik tonlarla süsleyemeyen kişinin sınırlı ve tekdüze bir kişiliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Çoğunlukla kişinin enerji tıkanıklığı sesine yansır. Doktorlar özellikle ruhsal rahatsızlıklarda kişinin ses tonlamasına bakarak hastalığı teşhis edebilirler.
Ses üzerine araştırmalar o kadar derinleşmiştir ki, sesi dinlemek, kişinin yalan söylediğinin tespitinde bile kullanılmaktadır. Yalan makineleri zanlıların doğruyu söyleyip söylemedikleri konusunda neredeyse % 100 doğru tespitler yapmaktadır. Yalan söyleyen kişinin ses tonu, yoğunluğunu ve derinliğini kaybeder. Bunu hassas kulaklar hemen fark edebilirler.
Karşınızdaki kişilerin ne dediğini anlamak ve onlarla iyi bir iletişim kurabilmek için, önce kendinizi kendinize anlatmanız gerekir. Kişi kendini en iyi şekilde ifade etmek istediğinde, sesini tüm esnekliği ve nüanslarıyla kullanabilme becerisini sağlamak zorundadır. Duygu ve düşünceler kalıplara gizlenmiş veya blokajlar içeriyorsa kelimeleri doğru vurgulamak mümkün olamaz. Duygu ve düşünce akışı sağlanamıyorsa düzgün bir konuşma ve kendini ifade etme gerçekleşemez. Bunun olması için mutlaka akışı engelleyen içsel blokajların ve savunma kalelerinin ortadan kaldırılması gerekir.
Tutukluk hallerinin ortaya çıkardığı kasılmaların, sesleri çıkarmaya nasıl engel olduğunu anlamak için diyaframı tanımak gerekir. Genellikle bu kasılmalar boğaz ve karın bölgesinde yoğunlaşır. Boğaz bölgesi gerilimden uzak olsa da aşırı stres yüklenildiğinde sesin kısık çıkmasına sebebiyet verir. Boyun ve ense adalelerindeki kramplar rezonansa etki ederek sesin iyi tınlamasına engel olurlar. Karın bölgesinde yoğunlaşan kramplar diyaframın çalışmasını engellerler. Bu durumda diyafram titreşemez, ses kaslarını titreştiremez ve bu durum vibrasyonsuz, düz ve mekanik bir sesin çıkmasına sebep olur.
Doğal ses, kafa ve göğüs seslerinden meydana gelir. Dengeli bir ses, göğüs ve kafa boşluklarının uyumlu karışımıyla oluşturulur. Bunların hangi oranda kullanılacağı, konuşmacının duygularını ifade etme becerisi olarak anlam kazanır. Dengesiz bir ses, kişilikle ilgili bir sorunun işaretidir. Çocuk sesleriyle konuşmak, devamlı tiz tonları kullanmak, oturmamış bir kişiliğin ifadesidir. Sürekli çok alt tonlarda konuşmak, aşırı kibir ve kendini beğenmişliğin ifadesi olarak görünür.
Ses blokajlarını engellemenin en iyi yolu, hızlı ve kapasiteli nefes alışlarla kana, kısa zamanda yoğun oksijen biriktirme çalışmalarıyla sağlanabilir. Bu tekniğin adı Holoterapi nefes çalışmasıdır. Bu çalışmaların sağılma noktasına gelindiğinde başparmak çenenin iki cm altından bastırılarak basınç uygulanır. Aynı anda sağılması gereken kişinin yüksek tonda sesler çıkarması istenir. Genellikle uygulama sırasında hıçkırıklara dönüşen acı haykırışlar ortaya çıkabilir. Daha sonra teslimiyet hissinin hakim olduğu bir duruma geçilerek, beden bütün vücudu saran bir titreşimle dolabilir. Ses canlanır ve kuvvetlenir. Gırtlakta, onu yutan perde ve kasılmalar çözülür. Bütün bunlar olurken çoğu kez bu tıkanıklığa sebep olan anının duygusal travması ortaya çıkar. Bu durumda kişinin olayı normal karşılaması ve ilgili kişilerin affedilmesi yönünde telkin verilerek bilinçaltı temizlenmeye çalışılır.
Ses, direkt duygularla çalıştığı için üzerindeki stres kalktığında, baskı altındaki bütün duygular sesle ifade edilmeye başlanır. Korku, ani bağırmakla; kızgınlık, yüksek ve tiz ses tonuyla; üzüntü ise, kalın ve kırılgan bir ses tonuyla ortaya çıkabilir. Yüksek tonda çıkan sesler keder ve acı ifadesidir. Göğüsten çıkan kalın tonlar korku ve saklanmayı içerir. Dengeli olan kişiler, korku ve acı duygularını hissetmelerine rağmen, oluşturdukları kontroller yüzünden bu duyguları seslerine yansıtmamayı başarırlar. Nefes tekniklerinin bu konudaki yaptırımı, sesleri engelsiz bir şekilde çıkarmayı kişiye yeniden kazandırmaktır.
mustafa kartal
Kişinin dünya üzerinde nasıl bir role soyunduğunu ses tonu söyler. Ses, rolle mutlaka uyum içindedir. Din adamlarının, öğretmenlerin, hizmetçilerin veya askerlerin farklı ses karakterleri ve farklı konuşma biçimleri olsa da, sesin özünde dikkatle dinlenildiğinde aldatıcı olmayan bir samimiyet vardır. Ses tonu, duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde taşıyarak, kişinin kendini ifade etmesini sağlar. Zengin ve doyurucu bir ses tonu, aslında zengin bir iç dünyanın da göstergesidir.
Zengin sesin en önemli göstergesi, titreşim ve uyum içeren pes ve tiz seslerin en güzel şekilde kullanılabilmesidir. Zengin bir sese sahip olabilmek, duygu ve düşünceyi ifade ederken, en uygun tonları, en uyumlu şekilde kullanabilmektir. Monoton konuşarak sesini değişik tonlarla süsleyemeyen kişinin sınırlı ve tekdüze bir kişiliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Çoğunlukla kişinin enerji tıkanıklığı sesine yansır. Doktorlar özellikle ruhsal rahatsızlıklarda kişinin ses tonlamasına bakarak hastalığı teşhis edebilirler.
Ses üzerine araştırmalar o kadar derinleşmiştir ki, sesi dinlemek, kişinin yalan söylediğinin tespitinde bile kullanılmaktadır. Yalan makineleri zanlıların doğruyu söyleyip söylemedikleri konusunda neredeyse % 100 doğru tespitler yapmaktadır. Yalan söyleyen kişinin ses tonu, yoğunluğunu ve derinliğini kaybeder. Bunu hassas kulaklar hemen fark edebilirler.
Karşınızdaki kişilerin ne dediğini anlamak ve onlarla iyi bir iletişim kurabilmek için, önce kendinizi kendinize anlatmanız gerekir. Kişi kendini en iyi şekilde ifade etmek istediğinde, sesini tüm esnekliği ve nüanslarıyla kullanabilme becerisini sağlamak zorundadır. Duygu ve düşünceler kalıplara gizlenmiş veya blokajlar içeriyorsa kelimeleri doğru vurgulamak mümkün olamaz. Duygu ve düşünce akışı sağlanamıyorsa düzgün bir konuşma ve kendini ifade etme gerçekleşemez. Bunun olması için mutlaka akışı engelleyen içsel blokajların ve savunma kalelerinin ortadan kaldırılması gerekir.
Tutukluk hallerinin ortaya çıkardığı kasılmaların, sesleri çıkarmaya nasıl engel olduğunu anlamak için diyaframı tanımak gerekir. Genellikle bu kasılmalar boğaz ve karın bölgesinde yoğunlaşır. Boğaz bölgesi gerilimden uzak olsa da aşırı stres yüklenildiğinde sesin kısık çıkmasına sebebiyet verir. Boyun ve ense adalelerindeki kramplar rezonansa etki ederek sesin iyi tınlamasına engel olurlar. Karın bölgesinde yoğunlaşan kramplar diyaframın çalışmasını engellerler. Bu durumda diyafram titreşemez, ses kaslarını titreştiremez ve bu durum vibrasyonsuz, düz ve mekanik bir sesin çıkmasına sebep olur.
Doğal ses, kafa ve göğüs seslerinden meydana gelir. Dengeli bir ses, göğüs ve kafa boşluklarının uyumlu karışımıyla oluşturulur. Bunların hangi oranda kullanılacağı, konuşmacının duygularını ifade etme becerisi olarak anlam kazanır. Dengesiz bir ses, kişilikle ilgili bir sorunun işaretidir. Çocuk sesleriyle konuşmak, devamlı tiz tonları kullanmak, oturmamış bir kişiliğin ifadesidir. Sürekli çok alt tonlarda konuşmak, aşırı kibir ve kendini beğenmişliğin ifadesi olarak görünür.
Ses blokajlarını engellemenin en iyi yolu, hızlı ve kapasiteli nefes alışlarla kana, kısa zamanda yoğun oksijen biriktirme çalışmalarıyla sağlanabilir. Bu tekniğin adı Holoterapi nefes çalışmasıdır. Bu çalışmaların sağılma noktasına gelindiğinde başparmak çenenin iki cm altından bastırılarak basınç uygulanır. Aynı anda sağılması gereken kişinin yüksek tonda sesler çıkarması istenir. Genellikle uygulama sırasında hıçkırıklara dönüşen acı haykırışlar ortaya çıkabilir. Daha sonra teslimiyet hissinin hakim olduğu bir duruma geçilerek, beden bütün vücudu saran bir titreşimle dolabilir. Ses canlanır ve kuvvetlenir. Gırtlakta, onu yutan perde ve kasılmalar çözülür. Bütün bunlar olurken çoğu kez bu tıkanıklığa sebep olan anının duygusal travması ortaya çıkar. Bu durumda kişinin olayı normal karşılaması ve ilgili kişilerin affedilmesi yönünde telkin verilerek bilinçaltı temizlenmeye çalışılır.
Ses, direkt duygularla çalıştığı için üzerindeki stres kalktığında, baskı altındaki bütün duygular sesle ifade edilmeye başlanır. Korku, ani bağırmakla; kızgınlık, yüksek ve tiz ses tonuyla; üzüntü ise, kalın ve kırılgan bir ses tonuyla ortaya çıkabilir. Yüksek tonda çıkan sesler keder ve acı ifadesidir. Göğüsten çıkan kalın tonlar korku ve saklanmayı içerir. Dengeli olan kişiler, korku ve acı duygularını hissetmelerine rağmen, oluşturdukları kontroller yüzünden bu duyguları seslerine yansıtmamayı başarırlar. Nefes tekniklerinin bu konudaki yaptırımı, sesleri engelsiz bir şekilde çıkarmayı kişiye yeniden kazandırmaktır.
mustafa kartal
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

