İnançlarına göre, ilk vampir Hz. Adem’in oğlu Kabil’miş. Kardeşini öldürdükten sonra af dilemeyi reddettiği için kendi ırkının kanını içmeye ve güneşi görmemeye mahkum edilmiş.
Bizim gençler de ayin yapıyor, hastane önlerinden elli liraya aldıkları kanı içerek, bir vampirin gelip kendilerini ısırmasını bekliyorlarmış. Çünkü o zaman onlar da gerçek birer vampir olacakmış.
***
Ne tuhaf değil mi?
Ana babaları kim bilir ne güçlüklere göğüs gererek bu çocukları yetiştirmeye çalışıyor ama onlar kızlı erkekli gruplar olarak toplanıp böyle kan ayinleri düzenliyorlar.
Biliyorsunuz kedi öldürüp kanını içenler de duyulmuştu, bu ayinlerde insan kurban eden de...
Geçenlerde okuduğum bir başka haber ise kanımı dondurdu. (Vampirler herhalde donmuş kanla ilgilenmeyecekleri için de iyi oldu doğrusu!) Başı kesilerek öldürülen Münevver’in katil zanlısı Cem Gariboğlu’nu desteklemek için bir internet grubu kurulmuş. Gençler Facebook’ta ona olan hayranlıklarını belirtiyorlarmış.
Toplumun küçük bir bölümünü de kapsasa bütün bunlar hastalık işareti değil mi?
***
Nedendir bilmem ama her yerde vampir meselesine yoğun bir ilgi var. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesindeki en çok satan kitap listelerinde Stephenie Meyers adı ilgimi çekmeye başladı. Çünkü aynı anda hem Amerika’da, hem Avrupa’da ve Türkiye’de, en çok satan 10 kitap listesine birkaç kitabıyla birden giriyor.
Nedir bu diye merak ettim. Sonra öğrendim ki vampir romanları yazıyormuş.
“İstemem, eksik olsun” diyerek hemen elimi çektim.
***
Biliyorsunuz en meşhur vampir Drakula, Osmanlı’nın Kazıklı Voyvoda adını taktığı Transilvanya beyi Vlad. Bu vahşi yaratık, yakaladığı Osmanlı askerlerini kazığa geçirerek öldürmesiyle meşhur. Kazık, kurbanın belinden girip ensesinden çıktığı için ölüm günlerce sürüyor. Bu korkunç yaratık kana doymuyor ama kendisinin kan içtiği falan yok.
Yüzyıllar sonra Bram Stoker adlı İrlandalı bir yazar, bu adamı kan içici olarak gösteren bir roman yazıyor. Arkasından başka kitaplar, filmler derken, Drakula efsanesi doğmuş oluyor.
Yani dünyanın en meşhur vampiri, bir Osmanlı düşmanı.
Romanya’da turist rehberleri, Transilvanya Dağları’nda, gerçekten de ürkütücü bir görünüşe sahip olan Drakula Kalesi’ni gezdirirken kan hikâyeleri anlatıyorlar.
Hiçbirinin aslı yok ama ne yazık ki 2009 İstanbul’unda vampirist gençler bir gerçek.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

