www.firkete.com

Masal başlıyor!

e-Posta
Bir mücevher firması kızların hislerine tercüman olarak böyle diyor.
Gazetede tam sayfa gülümseyen bir gelin fotoğrafı.
Böyle böyle yedik kızların başını.
"Masal" diye diye.
Gerçi "masal" sayılmaz da değil. "Kırmızı Başlıklı Kız" da masal biliyorsunuz. Ama kurt, iki kuşak kadını midesine indirdi o ayrı!
Fakat işte "masal" deyince kızların aklına "peri masalı" geliyor.
Gazete ilanındaki gibi gülümseyerek yola çıkıyorlar.
10, 20, 30, 40 senelik evli kadınlara sorsalar halbuki...
Ne umdular, ne buldular...
İçlerinden biri "masal gibi" olduğunu söylesin, kendimi Taksim Meydanı'nda yakacağım!
Ha, "iş icabı masal anlatanlar"a kulak asmam elbet.
Uzatmayayım, kızlar bilmiyorlar, görmüyorlar mı durumu?
Annelerinden, ablalarından, komşu kızlardan?
Ama Allah'ın bir hikmeti midir artık herkes "masal"a inanıyor.
Ölüm gibi.
Varlığını bilir ama "bana gelmez" diye düşünürsünüz. Özellikle gençlikte.
Evlilik de böyle işte.
Önündeki gelmiş geçmiş yüzbinlerce örneği kimse iplemiyor.
Her seferinde her genç kız, hatta bu işi daha önce denemiş kadınlar için bile "masal başlıyor".
İyi de "onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine" dendiği noktada başlamaz ki masallar!
Tam orada biter.
Ondan sonrasını bilen yok.
Sinderella mesela... Ayağına "cuk" oturan ayakkabı tekiyle prensin koluna girip gitti de ne oldu sonrasında?
Bilen var mı?
Sonrası gerçek hayatta.
Ama kimin umurunda?
Devirler geldi geçti, masalların sonuna takılıp kaldık.
Gelinliği giyip sırıtıyoruz...
"Masal başlıyor"
Tabii tabii... Başlıyor!

Çalışkan çocuk

Annem bugünün terbiye sistemine hiç uymayan şeyi yapar, yaşıtım akraba ya da komşu çocuklarını örnek gösterirdi.
"Bak ne çalışkan!"
Ben de inadıma daha az çalışır, annemin gözüne girmeyi başaran o çocuklardansa nefret ederdim.
Yıllar sonra benzer bir durumla karşı karşıyayım!
Gazeteye bir "çalışkan çocuk" geldi. Yiğit Bulut.
Gerçi annem gibi "Bak gördün mü!" diyen yok ama, o günlerden kalma alışkanlıkla "çalışkan çocuk"a diş biliyorum!
Ne bu abi ya!
Sinirimden saymadım ama galiba "haftada 10 gün" yazıyor!
Üstelik galiba gazetenin bütün eklerinde!
İyi bakın, bulmaca ekinde bile köşesi olabilir!
Yine de diyeceği lafta bir eksilme yok. Gazetenin boyu üç metre olsa devam edecek, fakat mecburen, istemeye istemeye elli santimde kesiyor!
Bu kadarla kalsa tolere edeceğim fakat bir de televizyon var.
Sinirimden onu da saymadım... Hangi günler, kaç defa, kaç saat... Ama tahmine göre her saat!
Vallahi imza toplayıp şikâyet edeceğim ama merciine karar veremedim henüz!
İç huzuruyla yan gelip yatamayacak mıyım şu dünyada!

MIŞ/MUŞ

■ Michael Jackson'ın sahneye çıktığı kulüp parçalanıp satılacakmış.
Amerikalılar da bizim gibi "ölü sevici" çıktı!
*
■ Jeoloji mühendisi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy "7.5'lik deprem iddiası boş çıktı" demiş.
12 Eylülcülerden önce 7.5'çiler yargılansın!
*
■ Türkiye mutlulukta 143 ülke içinde 83'üncüymüş.
Hemen mutsuz olmayın; Başbakan buna da "teğet", "meğet" bir şey der, yüreğimize su serper bakarsınız!
 
Reklam