www.firkete.com

Paris

e-Posta

Parisliler gerçekten de söylendiği gibi kibirli midir? Yoksa kibirli olmak için haklı sebepleri varmıdır? Evet güzel bir şehirde yaşadıklarının bilincinderler. Öte yandan sinir küpü bir yabancıdan bile daha fazla şikâyet ederler ama bunun tek nedeni, en iyisini hak ettiklerini düşünmeleri ve istemeleridir. Aslında çoğu Parislinin karakteri şehrin mimarisi kadar karmaşık. Paris yine de kırık kalplerin şehri; yıkılan hayallerin onarıldığı ya da hayallerin yıkıldığı büyülü bir yer,Aşkın şehri.


Paris canlı ve hareketli bir kent . Şehrin candamarı Seine Nehri’nin çevresinde yayılan Sol Yaka, hâlâ entelektüellerin ve sanatçıların meskenidir diyebilir miyiz? Hem evet, hem hayır. Académie Française, Sorbonne Üniversitesi ve seçkin yayınevleri hâlâ burada olsa da büyük moda evleri, galerilerin ve kitabevlerinin yerini almış. Sağ Yaka hâlâ burjuvazinin kalesi midir? hem evet, hem hayır. İhtişamlı oteller, lüks mağazalar ve alışveriş merkezleri, başbakanlık sarayının yakınındaki büyükelçiliklerle birlikte hâlâ burada. Ama sanatçı ve yazarlar Sağ Yaka’daki yeni galerileri ve çatı katlarına sıkışmış stüdyoları mekân edinmiş. Edebi çevrelerin sıkça uğradığı kafeler, eski Bastille bölgesi ile Centre Georges-Pompidou kültür kompleksini çevreleyen Beaubourg civarında mantar gibi çoğalmış durumda. Bu yaratıcı insanlar bir zamanlar sadece Sol Yaka’ya özgü sayılan avangard tiyatroları da beraberlerinde getirip Sağ Yaka’nın orta sınıf boulevard komedisine bir heyecan kattımışlar. Diğer sanatçılar ise, hâlâ Place du Tertre’de portrelerini yaptırdığı, şehrin kuzeyindeki eski meskenleri Montmartre’da ya da güneydeki Montparnasse’ın kalabalık bulvarlarından uzakta bulunan tenha arka sokaklarda kalmayı yeğlemişler.
Eski Pont Neuf, yeni Pont des Arts ve göz kamaştırıcı Pont Alexandre III– hâlâ aşıkların buluşma mekânı. Paris’in pahalı bir yer olduğu yanılgısına kapılanların sayısı oldukça fazladır, ama şehrin en iyi yanından, hiç para harcamadan yararlanabilirsiniz: Sokak hayatı.
Paris, Işıklar Şehri olarak ününe yaraşır bir şekilde karanlık bastıktan sonra önemli binalarını aydınlatmak için bir servet harcar. Aslında şehir, nehrin ve beyaz ya da bal rengi cephelerin üzerinde oynaşan güneş ışıkları sayesinde bu ününü gün içerisinde de fazlasıyla hak ediyor. Seine Nehri’nin titrek suları sabah güneşinin gümüşi ve mavimsi ışınlarıyla parıldamaya başlıyor..
Koku duyusuna gelince, sabahın erken saatlerinde yürüyüş yaparken, taze baget ekmeklerin dayanılmaz kokusuna kapılıp kendinizi bir fırında buluyorsun. Paris yaşamak için çok güzel bir şehir ...

 

Berna Kaya .

Yazarın Diğer Yazıları

Reklam