Evrimsel basamaklarda sırayla gelişmiş üç tane beynimiz var. En eski beynimiz olan sürüngen beyin yada beyin sapı hayatta kalmak amacıyla düşünmeden yapılan refleks hareketlerden sorumlu.
Daha sonra gelişen beynimiz ise duygusal beyin yani limbik sistem. Kavimler halinde yaşamaya başlayınca gelişmeye başlamış olan duygusal beynimiz herkesin bir arada yaşamasından ve hiçbir şeyin değişmemesinden yana. Her şeyin hep aynı kalmasını isteyen duygusal beynimiz şu anda veya geçmişte yaşıyor ve işitsel uyarılara yanıt veriyor.
En son gelişen beyin ise neo-korteks, yani beyni saran gri madde. Neo korteks görsel uyarılara cevap veriyor, imgeleme yada hayal kurma yeteneğine sahip yani geleceği görsel olarak tasarlayabiliyor.
Bilinçli, mutlu ve farkındalıklı bir hayat sürmek ve kendi seçeneklerimizi hayatımızda yaratmak için üç beynimizi de dengeli olarak kullanmalıyız. Yoksa geçmişe pişmanlık duyarken yada geleceğe endişelenirken yaşadığımız anın ayaklarımız altından kayıp gittiğini fark etmeyebiliriz. Beynimizi doğru kullanalım.
Evrimsel olarak üç beyin geliştikten sonra dil de gelişmeye başlıyor. Önce pozitif dil gelişiyor, insanlar toprak sahiplenmeye başladıktan sonra ise negatif dil oluşuyor. Neo-korteksinin bir özelliği var; negatif ekleri anlamıyor. Örneğin kırmızı fillerden hiç hoşlanmam derken zihnimizde canlanan resmin kırmızı fil olması gibi. Durum böyle olunca kilo vermek istiyorum deyince şişman halimiz veya sigarayı bırakacağım deyince sigaranın resmi zihinde canlanıyor ve bu da duygusal beyin sayesinde bizi geriye götürüyor yada değişemeyeceğimize inandırıyor. Oysa motive olabilmek, vizyon geliştirebilmek ve ileriye gidebilmek için neo-korteksteki resmin arzu edilen bir halin yada şeyin resmi olması gerekiyor.
Kendimizle ve başkalarıyla konuşurken hep olumlu cümleler kurmalıyız. Yoksa beynimiz bizi yanlış anlayabilir!
Guguk kuşunun yuvası olmazmış. Dişi guguk kuşu yumurtlamadan önce yumurtalarını bırakacağı bir yuvayı gözüne kestirirmiş, sonra yuvadaki yumurtalara bakar, yumurtasını yuvadaki yumurtaların tıpatıp aynı olacak şekilde tasarlar ve yumurtlarmış. Diğer kuş kendi yumurtalarından biri sandığı guguk kuşu yumurtasının üstünde diğer yumurtalarla beraber kuluçkaya yatarmış. Diğerlerinden önce gelişen guguk kuşu, yumurtasının kabuğunu kırıp çıkarmış sonra bir de öbür yumurtaları kırarmış. Guguk kuşunun ve yavrusunun davranış şekillerini uygun bulsak da bulmasak da burada ilginç olan tabi ki guguk kuşunun bir yumurtaya bakıp kendi yumurtasını aynı biçimde yaratabilmesi. Beynin gücü ve zihnin bedenle ilişkisi konusunda öğreneceğimiz çok şey var.
Bir dahaki yazıda pozitif düşüncenin ve pozitif dilin sağlık üstündeki etkileri……….
Keyifli günler…………..
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

