www.firkete.com

Korkuyu farkındalığa çevirmek...

e-Posta
Korkuyu farkındalığa çevirmek...
Korku yöntemi, davranışlarımızı belirlemek de kullanılan en iyi yöntemlerden biridir. Korku; ilk olarak kendi içimizden doğar ve davranışlarımızı belirler  Diğer yandan ise, başkaları bizim üzerimiz de korku yaratarak onların isteklerine uymamızı sağlarlar.. Toplumsal yapı ve de otoritelerin sundukları dar alanda korkutularak yetiştirilir, edilgen hale geliriz. Doğruluk, namus, sevgi, eşitlik, töre, din... gibi kavramlar başta iyi algılansa da hepsi birer korkunun ve yönlendirmenin parçası ve de yaşamımızın bütünü haline gelmiş etkili silahlardır.  Sevmekten, sevilmemekten, kaybetmekten, mutsuzluktan, dinden, başarısızlıktan, saygı görememekten, her şeyden korkar hale geliriz. Kendi gerçek ihtiyaçlarımızın ve isteklerimizin farkın da bile olamayız,  işin kötüsü bunları kendi  isteklerimiz ve ihtiyaçlarımız sanar duruma gelir, birey olarak engeller ve sınırlamalar oluştururuz. Oysa insan geliştikçe, ruhu kendisini daha çok hissettirmeye ve sınırları zorlamaya başlar. O  halde korkuları yenmek ve de kendimizin bilincine varmak zorundayız. Bu durumda, en başa kendi içimize, korkunun doğduğu yere dönmekte ilk adımı atmalıyız. Bedenin ruhla, aklın duyguyla, gerçeğin hayalle olan birlikteliği gibi önce kendi korkularımızla yüz yüze gelmeliyiz. Einstein’a  göre en küçük varlığın yaşamı tüm varlıkların yaşamına bağlıdır. Evren sonsuzdur, nokta koyulamaz. Tıpkı korkularımıza da nokta koyulamayacağı gibi. O halde, korkularımızın nereden kaynaklandığını sezinleyip, onların bilincine varıp, korkularımızı kontrol edebilmeyi öğrenmeliyiz. Korkuyu, farkındalık, bilgi, sevgi, eğitim, paylaşım silahı haline getirip en büyük gelişim silahımızı oluşturmalıyız, özellikle de biz kadınlar korkularımızı farkındalığa ve de cesarete dönüştürmeliyiz. 
 
 Yukarı
Reklam
Şu anda 856 konuk çevrimiçi