Aranızda mutlaka aile bireylerinden birinin, bir komşunuzun yada yakınınızın vefatı sebebi ile evlerde okutulan dua ortamlarına katılanlar olmuştur,belkide olmamıştır.O ortamlarda bulunmamış olanlar için durumu şöyle özetleyebilirim.yada en azından bizim ailede böyle oluyor.Yakınlardan birinin evinde toplanılır,aile büyüklerinden birinin tanıdığı bir hoca mutlaka vardır ve çağrılır.Ev sahibi dua sonrası ikram etmek için pilav-tavuk,börek vs. hazırlar ,çoğu zaman gelen büyüklerde en iyi yaptıkları şeyden getirirler ama mutlaka evde yapılan helva yada lokma vardır. Zaten işin en güzel tarafıda benim için bu ya neyse..Dua okunur,biter,hemen ikram başlar.Zaten o anın eski siyah beyaz, hızlı çekim filmlerden bir farkı yoktur. Sanki herkez kurulmuş bebek gibi ,iş bölümü yapıp yaklaşık yirmi dakika içinde helvalarda dahil olmak üzere herşeyi ikram eder.Bir saat içinde çekirdek aile yada çok yakınlar dışında genelde kalan olmaz.Sonrası bizbize sohbet,muhabbet...
Şimdi gelelim yazının konusuna,
Benim her dua sırasında vicdan azabı duyduğum konu şu ki, ben dua okunurken hani derler ya konu ile alakası olmayan,işte öyle bambaşka şeyler düşünüyorum .Konuya direkt günah çıkartma havasında girdim ama valla öyle oluyor.Yani bir türlü o ruhani ortama kendimi katamıyorum .yani tam kattığımı sanıyorum ki gene olmamış. Hoca efendi başlıyo anlamadığım bir dilden dualar etmeye.(bu arada hocaya ısrarla ve üstüne basa basa usta demişliğimde vardır. İşyerinden alışkanlık olsa gerek. Artık siz anlayın nekadar kendimi olaya kaptırdığımı)İlk beş dakika tamam Eski günleri hatırlıyorum.çocukluğuma dönüyorum vs....hani dua insanı duygusallaştırıyor ya bende nostaljik takılıyorum.ama ondan sonra bende film kopuyor zorluyorum kendimi ama olmuyorrrrr..Başlıyorum etrafı ve insanları incelemeye.yerdeki halıların desenleri,duvardaki tablolar ,süs eşyaları vs.. onlar bitiyo tatile gidiyorum,planlar yapıyorum,ordan alışverişe çıkıyorum,nasıl kilo vereceğimi düşünüyorum,yani ben o ev dışında heryerdeyim ama siluet olarak orda bulunmaktayım.Bana da dışarıdan bakanlar benim kendimi duaya kaptırıp gittiğimi düşünüyor olabilirler tabii..ama valla benden başka kimsenin gözü felfecir okumadığı için,kimseninde bana baktığını görmüyorum.öyle olsa içlerinden en az biriyle göz göze gelmezmiyim yani.., sanki kendilerinden geçmiş halde bir noktaya sabitlenmiş duruyolar.Kimse benim gibi etrafını süzmüyor.Üstelik aralarında benim yaşıtım olanlarda var,hani sadece büyükler olsa biraz rahatlıycam. Yalnız bazıları varki bütün duayi gözleri kapalı olarak dinliyor.işte bu konuda yorum yapmıycam.orası onlarla Allah arasında dimi?:)).Yani kafama beynimden geçenleri anlatan bir cihaz takılsa ayvayı yedim. Orda bulunuş amacım nerdeee ben nerdeyim.
Sonra hoca efendi arapça bölümü bitirip de, bizim anlayacağımız şekilde dua etmeye başlayınca ben tekrar gruba geri dönüyorum .:))aslında dua benim için yeni başlıyor ama tabii bunu birtek ben biliyorum. (ve artık siz!)Bu bölümde başta Atatürk olmak üzere birçok kişinin cennet mekanında huzur içinde yatması için amin diyoruz.”gerçekten ileri görüşlü ve laik bir kaç din adamı duaya böyle başlamıştı” Ben bu arada gözyaşlarıma hakim olamamaya başlıyorum ve tabiki benim için çok değerli insanların adı geçtiğinde artık hıçkırıklarla ağlıyorum. Tanrım diyorum onları ne kadar da özledim.keşke yanımda olsalar.!!
Burdaki bir diğer önemli kriter hocanın sesi!. Ben birçok duaya katılmış bir kişi olarak söyleyebilirimki eğer hoca bu son okunan Türkçe bölümü yürekten ve yüksek sesle söylerse olay bende kopuyor.ve öyle olmasını da istiyorum.Hani nasıl arabesk müzik için damardan diye bir tabir var ,bende hocanın en acıklı ve gür sesiyle dua etmesini istiyorum. Madem geldim dua ediyorum ,buda benim hakkım diye düşünüyorum. Yoksa ben evdede tek başıma oturup duamı edebilirim dimi ama.
. Çocukken bu dualar daha sık oluyodu çünkü annem her sene anneannem için mutlaka okuturdu.bizde olmasa tanıdıklarımızdan birileri mutlaka okuturdu ,annemle beraber giderdik. Bende ilk birkaç sene annem için okuttum ama ondan sonra yapamadım.İlk senelerde annem de dualara gitmeyi sevdiği için okutmuştum.sanki ona görevimi yerine getiriyomuşum gibi rahatlıyodum, sonradan anladımki ben gerçekte annem için değil kendim için hoca çağırıyomuşum.
Artık bizim jenerasyonda evlerde dua okutmalar kalmadı . Ama ben annem için her zaman,evimde,arabamda,her yerde, hoca olsada, olmasada dua ediyorum. Hemde sadece onu düşünerek....
Geçen hafta 16 şubat annemin doğum günüydü.gazetelerde hala kova burcunu okurum. Ne acı tesadüfdür ki geçen sene aynı gün halam vefat etmişti .Seneler boyu annemin doğum gününde ailece bir araya gelmiştik ve kutlamalar yapmıştık. Ancak bu seneki toplanış amacımız faklıydı.Halamın ölümünün üzerinden bir sene geçmişti ve bu sefer ailece dua etmek için bir araya gelmiştik.
Böylece hayatın acı veya tatlı süprizlerle dolu olduğunu bir kez daha anladım.Aynı gün kimisi için bir başlangıçken,kimisi için son olabiliyor. Siz bu süprizlere hazırlıklı olun ama hayatın tadını çıkarmaktanda asla vazgeçmeyin. Sonra birbakmışsınız herşey için çok geç..sizinde arkanızdan dualar okunuyor..
Sevgili anneme ve halama;huzur içinde yatın. Mekanınız cennet olsun...
esra
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

