www.firkete.com

Evet biz Türkiye de yaşıyoruz.....

e-Posta

”0” dan başlarsın yaşama,
  ”1” bakmışsın girivermiş hayatına,
    ”2” de bir özlersin,
      ”3” günlük ayrılık ölüm gibi gelir,
        ”4” gözle beklersin,
          ”5” vakit namazdan daha bağlısındır,
            ”6” üstü insandır halbu ki,
              ”7” kat göklerde hissettirir kendini,
                ”8” köşesindir mutluluktan,
                  ”9” doğurursun beklemekten,
                    ”10”u seversin
                      ”o”nu çoook seversin.

 

İŞTE BU AŞK DERSİN.....


Keyifli bir iletiyle güne başladım. Bana, aşkı yaşamak da yaşamayı arzulamak da  ayrı bir haz veriyor, yaşamıma enerji katıyor. O sabah da iletime gelen yorumu okuyuncaya kadar, herşey aşk etrafında dönüyordu...

''Siz hala aşkla meşkle mi uğraşıyorsunuz? Ülke elden gidiyor, bir taraf tam kapanmış ucube gibi, bir taraf da kimin eli kimin cebinde belli değil. Emekli 520tl alıyor, kara kara düşünüyor. Erkek çocuklarımız nasıl mafya babası olurum diye, bir elinde tesbih kollar yanda sallaya sallaya dolaşıyor, kız çocuklarımız nasıl bir cipli bulurum diye her yola düşüyor, insanlarımız semt pazarlarında nerede çürük varsa topluyor. Siz, başka bir Türkiye de mi yaşıyorsunuz? Saygılar''


Biz hala aşkla, sevgiyle uğraşıyoruz. Devleti devlet yapan nasıl millet ise; İnsanı insan yapan da sevgisidir. Hayvanlar bile sevgiyle eğitilirken, sevgiden mahrum insanlar işte böyle ortalara çıkar ''yok ülke elden gidiyor'' diye. Bizler aşkı sevgiyi yaşıyoruz Türkiye de insan aşkını, doğa aşkını,  çalışma aşkını, Vatan aşkını, Allah aşkını. Yaşamamızda her zaman, bizi insan yapan aşk ve sevgi var. Hepte öyle olacak !

Evet bizler; Türkiye de kendi kaderimizi yaşıyoruz. Her insan kendi kaderini yaşamaz mı ? Kendi yönlendirdiği doğrultu da. Pazardan çürük domates toplamak yerine; kendi domateslerini yetişirebilmek, kendi kazandığın para ile o domatesleri satın alabilmek daha keyifli ve onurlu bir yaşam değil midir? Yaşamlarını çalışıp üretmek yerine, film kahramanlarına benzemeye çalışmak, ahlaksızca yaşamak;  elbette amaçsız, kolaycı insanların  tercih ettiği bir yaşam biçimidir. Tabii ki zorluğu ve kolaylığı tartışılır. Yaşamımız da amaçlarımız ve de hayallerimiz olmalı. Üretebilmek, gelişebilmek en önemlisi daha iyi bir hayat yaşayabilmek adına.

Tabii ki hepimizin yaşamında keyif almadığımız, hoşlanmadığımız, bizleri üzen noktalar var. Zira kimse tam anlamıyla mutlu değil. Emin olun minnet duymak, şükretmek, çok basit ama güçlü şeyler. Şikayet etmek ve sızlanmak sorunu gerçekten çözmez. Tüm enerjinizi, üretmek ya da çalışmak yerine; şikayet ederek başka insanları suçlayarak harcamak çok gereksiz. Bunun yerine bir ucundan da ben yakalamalıyım diye düşünmek ve yaşamak daha doğru bir yaklaşım bence, yaşamın tadını çıkartarak. İnanın hayatınızı nasıl yaşayacağınızla ilgili, hayatınızı doğru yönde sürdürürseniz, doğru tarafa yön verirseniz, ne istediğinizi bilirseniz yaşam gerisini halleder. Bir bakmışsınız hayalleriniz, amacınız  gelip sizi  bulmuş ve  daha mutlu bir yaşamınız olmuş hayıflanmakdan öte... Ne dersiniz ?

 
 Yukarı
Reklam
Şu anda 864 konuk çevrimiçi