
Twitter da dolaşıyordum..
Gözüm, Ahmet Haka'nın yazısına takıldı...
''Deniz Seki' yi elde Kuran görünce, aklıma geldi: Bir umre gezisi mi acaba? Bir ihtida hikayesi mi? Yoksa türban mı? Yok, yok.. "oleey" demiş. ..''
Yazmış Hakan.
Duramadım cevap yazdım kendisine;
''Umre gezileri Sizlere, türban da Ayşe Arma'na kalınca,
Deniz Seki'ye de, Kuran ve oleyyy..! Kalmış; çıkışının devamı için... '' Yok yok, polemik çabası değil benim ki, sadece naçizane yorumum.
Hakan, bayılıyor ortalığı karıştırıp sonra geriden izlemeye...
Ben de Ertuğrul Özkök' ün, Umre yazısından çok; Deniz Seki' nin çıkışıyla ilgili yorumunu sevdim..
''Deniz Seki’nin cezaevi kapısından çıkarkenki o resmini çok sevdim. Artık kendi için gidebileceği yeri bulmuş bir kadın gibi bakıyordu''. Yazmış Özkök.
Kendisine katılmamak imkansız bu konuda. İçerİden öfkeli, pişman, umutsuz bir kadın beklerken; gözleri parlayan, cıvıl cıvıl, arınmış bir Deniz Seki çıktı. Bundan sonra bahtı açık olur umarım Deniz Seki nin..
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

