Şiddet, başta kadının acizliği gibi algılansa da erkeğin, kadının gücünü ortaya koymasını engelleyen, kadının sevgi ve güven ihtiyacına karşı onu tek vurma noktasıdır. Şiddetin tanımına baktığımız da
''Şiddet, temel dürtü ve varoluş gereği savunma veya karşı savunma harici daha çok insanlarda ve topluluk halinde yaşayan hayvanlarda grup içi otorite sağlamak için diğerinin varlığını tehdit unsuru görmek ve onu sindirmek için karşı tarafa uygulanılan zarar vermeye yönelik psikolojik davranış türüdür''
Bugün, egemen erkek ağırlıklı medyanın ve farkında olmadan diğer kadın kuruluşlarının; şiddeti kadın üzerinde, kadının güçsüzlüğü şeklinde vurgulaması, kadının gücünün bir şekilde bastırılmasıdır. Haberlere baktığımızda, haberlerin kadınların başarılarını küçümsedikleri ve kadın seslerini duyurmadıkları gibi, kadın haberlerde sorunu destekleyecek kanıt olarak haberin parçası şeklinde sunulmakta ve bir şekilde kendi istedikleri boyutta, gerçeklikten kopuk olarak, sanal bir dünya içinde sanal bir kadın portresi çizmektedirler. Ayrıca üretim sürecinin dışında yer alan, genelde eğitimsiz olan kadın; sürekli olarak, cinsellik, iktidar, aşk, aldatılma, intikam, kıskançlık duygularının bombardımanına tutulmakta. Bilinçli olarak kadının sürekli şiddete maruz kaldığı; tecavüze uğradığı medya tarafından vurgulanır ve kadının başarıları sürekli gözardı edilir. Ve böylece erkekler suçluya; kadınlar mağdura dönüştürülür. Toplum düzeni, kadın erkek ilişkileri de bir şekilde bozulur.
Medya kadına ev kadını, iyi anne-iyi eş, özverili, cinsel meta, güçsüz, seksi, kötü-yürekli/hırslı iş kadını gibi anlamlar yüklemekte. Medyada kadınlar hakkında haber yapılabilmesi için kadının tecavüze uğraması veya birisinin yuvasını yıkması vs.türünden trajik olaylarda yer alması ya da magazin konuları ile gündeme gelmesi gerekmekte. Kadın gazetelerinde kadın-erkek ilişkisi üzerine anlatımlarsa, genelde kadınların gündelik yaşamında karşılaştığı sorunların çok uzağında ve sorunları unutturmaya yöneliktir. İki karşı cinsin birbirinin hayatını nasıl kolaylaştıracakları ve gündelik sorunlarını birlikte nasıl çözecekleri konusunda gerçekçi bir yaklaşım sunulmadığı gibi konu, sorun “erkeğinizi nasıl elinizde tutarsınız?” ya da ''erkeğinizi nasıl etkilersiniz?''şeklinde ki yaklaşımlarla farklı bir boyuta taşınmakta ve bu şekilde medya, toplum bilincini sistematik olarak bulanık tutma sürecinde, Subliminal mesaj tekniği kullanarak; kadın gücüne karşı dayanışma değil, psikolojik bir savaş gütmektedir.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

