Gülün peşinde koşmayı tercih ederiz, kimse papatyaları umursamaz aslında ayağının altında papatya olduğunu bile görmezsin. Herkes kendi payına düşeni yaşar, bu bir paradoks. Sen birine aşık olursun, onun senden haberi yoktur, biri sana aşıktır senin de ondan, sen biri için gülken, bir başkasının ezdiği papatyasındır. Ulaşamayacağını bilsen de birini sevmek, hoşlanmadığın birinin seni sevmesinden daha iyi olduğuna inanırız. Görmezden geldiğimiz, bu sevginin kıymetini bilmeyiz. Aslında, bu bir yanılgıdır. Y.yıllardır, anlatılan aşk hikayeleri ,hep ulaşılmayana duyulan özlemden ve onu elde etme hırsından ibarettir. Leyla ile mecnun masalında olduğu gibi. Aşk, ilk karşılaştığımız da oluşan iç etkileşimden ibarettir. Kalıcılığı ve devamı, uyum, saygı, güven ve sevgi ile oluşur. Sevgi, aşkın çıkış noktasıdır.Bu durum da aşkı, sağlamlaştırıcı temel olarak kullanmak ve üzerine güçlü katlar çıkmak, aşkı hırsa kurban etmekten daha mantıklıdır. Aşkın birikimi, saygı ve güven, yatırımı ise koşulsuz sevgidir.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
