Giriş Yap Yazar ol!

Firkete Hesabına Giriş Yap


Yazar ol!

Yıldız işareti (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.

Evlilik Sözleşmesi Nedir?

Evlilik Sözleşmesi Nedir?

Son günlerde magazin programlarında sıkça duymaya başladığımız bir konudan evilik sözleşmesinden size bahsedeceğim.

Evlilik sözleşmesinin yapılmasını doğru bulmayanlar, bunun aşkı ve romantizmi öldüreceğini savunuyorlar. Tabi ki birlikte uzun yıllar geçirmek için yola çıkmayı planlayanlar için maddiyat belirleyici olmamalı buna katılıyorum.

Fakat iki kişinin bu uzun yola birlikte çıkmadan önce birbirlerine karşı dürüst ve açık yürekli davranmaları gerekiyor. Eşlerden biri böyle bir sözleşmenin yapılmasını istiyorsa bunu açık açık söylemeli ve diğer taraf ise bunu makul karşılamalı diye düşünüyorum.

Peki nedir bu evlilik sözleşmesi ve niçin yapılır? Medeni kanuna göre eşler arasında evlilik sözleşmesi yoksa, taraflar edinilmiş mallara katılma rejimi kabul etmiş sayılırlar. İşte eşler evlilik süresi içinde kazanılmış mallara katılma rejimini kabul etmek istemiyorlarsa ''mal ayrığı rejimi'' veya kanunda belirtilen başka bir rejimi kabul edebilirler. Böyle bir sözleşmeyi evliyken de yapmak mümkün.

Size bu konu hakkında kanun içeriklerini vereceğim:

Türk Medeni Kanununun 184. maddesi emredici nitelikte bir hüküm olup, taraf anlaşmalarının mahkeme tarafından onaylanması kaydıyla geçerli olacağını düzenlemektedir. Tarafların evlilik sözleşmesi ile hükme bağladıkları ve nihayet evlilik sözleşmesinin şartına bağlı olarak boşanma sırasında nafaka, tazminat vs. gibi mali hususlarda talepte bulunmayacakları veyahut nafaka yada tazminatın şekil ve tutarını belirleyip, ondan fazlasını talep etmeyeceklerine ilişkin sözleşmenin geçerli olması için evvela mahkeme hakiminin bu sözleşme koşullarını onaylaması gerekecektir.

Buradan şu sonuca varmak mümkündür:

Evlilik sözleşmesi ile tanzim edilen ve ancak tarafların boşanması halinde sonuç doğurması öngörülen mali hususların boşanma sırasında tarafları bağlamasının asli koşulu, bu sözleşme koşullarının hakim tarafından UYGUN görülmesidir. Hakim bu koşulları davanın ve taraflarının boşanma sırasındaki durumu ve o günkü şartları için haklı ve kabul edilebilir bulmazsa, bu şartların geçerliliği yoktur. Evlilik kurumu kamu düzeni ile doğrudan ilgili bulunduğundan hakimin mutlak yetkisi vardır ve sözleşme hakimin uygun bulması ile ancak sonuç doğurabilir.

Bu nedenle, evlilik sözleşmesi ile boşanma sırasında talep etmeyeceğinizi taahhüt ettiğiniz bir hususu, evlilik sözleşmesine aykırı olarak boşanma sırasında mahkemeden talep etmeniz halinde:

1. Öncelikle boşanma ile ilgili mali hususlarda tarafların anlaşamadığı belirginleşir ve bu durumda anlaşmalı boşanma cari olmaz. Hakimin kararı geçerli olur. Hakim talep üzerine mali hususları karara bağlar ve davanın açıldığı tarihteki koşullara göre (Evlilik tarihindeki koşullara göre değil!) kararını verir.

2. İkinci olarak, Evlilik kurumu kamu düzeni ile ilgili olup, tarafların anlaşamaması halinde hakimin kararı ile şekle sokulabilir ve bu anlamda tarafların peşinen feragat ettikleri hususların geçerli olması ancak hakimin onayı ile mümkün olabilir.

TÜRK MEDENİ KANUNUNDA MAL REJİMLERİ

Eşlerin evlenmeden önce sahip oldukları ve evlilik süresince edindikleri (taşınır,taşınmaz mal ve para gibi) mal varlıklarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde her türlü işlem yapma usullerini belirleyen hukuk kurallarına mal rejimi denir.

Medeni kanunda iki türlü mal rejimi düzenlenmiştir:

1.Yasal mal rejimi 2.Seçimlik mal rejimleri

YASAL MAL REJİMİ:

Evlenmeden önce veya sonra,mal varlığının yönetimi ve paylaşımı konusunda yazılı seçimlik mal rejimlerinden birini sözleşme yaparak seçmemiş olan eşlerin kanunen tabi olduğu sisteme yasal mal rejimi denir. Yeni Medeni Kanun’da yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimi olarak adlandırılmıştır.

YASAL MAL REJİMİ OLAN EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA DA HER EŞİN İKİ TÜR MAL VARLIĞI VARDIR:

1.Edinilmiş Mallar:

Her eşin edinilmiş malları şunlardır:
- Çalışmanın karşılığı olan maaş,ücret v.s.
- Sosyal güvenlik kuruluşlarının yaptığı her türlü ödemeler,
- Çalışma gücünün kaybı dolayısıyla ödenen tazminat,
- Kişisel malların geliri (kira,faiz gelirleri gibi)

Mal rejimi tasfiye edildiğinde sadece yukarıda sayılan ‘’edinilmiş mallar’’ eşler arasında yarı yarıya eşit olarak paylaştırılır.

2.Kişisel Mallar:

Her eşin kişisel malları şunlardır:
- Eşlerden birinin kişisel kullanımına yarayan eşya,
- Evlenmeden önce sahip oldukları mallar,
- Evlendikten sonra miras veya bağış yoluyla geçen mallar,
- Manevi tazminat alacakları,

Kanunda sayılan bu kişisel mallar tasfiye halinde paylaştırmaya tabi olmayıp,ait olduğu eşin mülkiyetinde kalacak mallardır.

SEÇİMLİK MAL REJİMİ:

Eşlerin mal rejimi sözleşmesi yaparak kanunda yazılı sınırlar içinde ‘’mal ayrılığı’’ ‘’paylaşmalı mal ayrılığı’’ ve ‘’mal ortaklığı’’ rejimlerini seçebilirler.
Eşlerin belirtilen seçimlik mal rejimlerinden birini seçmek için aralarında mal rejimi sözleşmesi yapmaları gerekmektedir.Bu sözleşme,evlenmeden önce veya evlendikten sonra yapılıyorsa noterde, evlenme başvurusu sırasında yapılıyorsa evlendirme memurluğunda yapılması gerekmektedir.
Eşler, tabi oldukları mal rejimini,aralarında sözleşme yaparak her zaman değiştirebilirler.

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ

Mal rejimi iki halde sona erer.Genel olarak evlilik birliğinin boşanma veya eşlerden birinin ölümüyle sona ermesiyle mal rejimi sona erer.Ancak bazen evlilik devam ederken haklı nedenin varlığı halinde hakim kararıyla veya eşlerin sözleşme yaparak başka bir mal rejimine geçmeleri ile de mevcut mal rejimi sona erer.
Evlilik birliği,eşlerden birinin ölümüyle sona erdiğinde,sağ kalan eş ve çocuklar ve diğer mirasçılar arasında miras paylaşımı yapılmadan önce,eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi yapılır.Sağ kalan eş ölenin "edinilmiş mallarının" yarısını aldıktan sonra miras paylaşımına geçilir.Tereke ölen eşin ‘’edinilmiş mallarının yarısı ile kişisel mallarından’’ oluşur.Miras paylaşımına geçildiğinde çocuklar ile birlikte mirasçı olan sağ kalan eş,1/4
miras payı alır.Eğer evlilik süresince oturulan ve mülkiyeti ölen eşe ait olan ‘’aile konutu’’
var ise,sağ kalan eşe aile konutunun mülkiyetinin ‘’miras hissesine mahsuben’’verilmesini isteme hakkı tanınmıştır.

MAL REJİMİ NASIL DEĞİŞTİRİLEBİLİR ?

Mevcut mal rejimi, eşlerin noterde yeni bir sözleşme yapmalarıyla veya haklı sebeple eşlerden birinin istemi üzerine hakim kararıyla değiştirilebilir.

01 Ocak 2002 tarihinden önce evli olanlar;
Mal rejimi sözleşmesi yaparak ‘’mal ayrılığı’’veya ‘’paylaşmalı mal ayrılığı’’ya da ‘’mal ortaklığı’’nı seçebilirler.

Eşler mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa ;
01 Ocak 2002 tarihine kadar’’mal ayrılığı’’na,ve 01 Ocak 2002’den sonrası için ise yasal mal rejimi olan ‘’edinilmiş mallara katılma’’rejimine tabi olacaklardır.
Mevcut evliliklerde 01 Ocak 2002’den önce eşlerin her birisinin üzerine kayıtlı olan mallar kendisinde kalmaya devam edecek ve herhangi bir sözleşme yapmamış oldukları takdirde,01 Ocak 2002’den sonrası için bu mallar kimin üzerinde kayıtlı ise onun kişisel malı sayılacaktır.
Yeni evlenecek olanlar,mal rejimi seçmek isterlerse evlenme başvurusu sırasında evlendirme memurluğuna yapacakları yazılı bildirimle veya noterde yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle ‘’mal ayrılığı’’,’’paylaştırmalı mal ayrılığı’’veya ‘’mal ortaklığı’’rejimlerinden birini seçebilirler.Ancak yeni evlenecekler evlendirme memurluğuna yazılı bildirimde bulunmamışlar ise ve mal rejimi sözleşmesi de yapmamışlarsa;yasal mal rejimi olan ‘’edinilmiş mallara katılma’’rejimine tabi olurlar.

Önemli bir konuda genellikle sorun olarak ortaya çıkan aleyhine boşanma davsı açılan kadınların büyük sorunlarından birisi de eşi tarafından evi terk edilmesi zorunda bırakılmasıdır.Yeni Medeni Kanuna göre aile konutu kimin adına kayıtlı olursa olsun diğer eşinde konutu kullanma hakkı vardır. BUNUN İÇİN MUHTARLIKTAN ALINACAK BİR BELGENİN TAPUYA GÖTÜRÜLMESİ YETERLİ OLACAKTIR.

Evlilik kararı, hayatımızın dönüm noktalarından biridir.Unutmayalım ki bu karar verirken birbirimize karşı hissettiklerimizi iyice gözden geçirmeliyiz sevgiye ve birbirimize göstereceğimiz saygıya inanarak mutlu bir yaşama adım atmalıyız.Gelecekte sahip olacağımız ailemiz için doğru karar vermek gerekir...

Evet maddiyat, önemli ve gözardı edilemeyecek bir kavram ama maddi ve manevi bir bütünlük için ve hayatımızda birlikte yaşayacağımız mutlu günler için aşk herşeyden çok daha önemlidir.En güzel şey yanında ömrümüz boyunca nefesini hissedeceğimiz hayat arkadaşımıza ilk baştan güvenmek ve inanmak gerekir.. Doğru insanı bulduysak ne mutlu bize...

TÜM EVİLİK AŞAMASINDA OLAN ÇİFTLERE MUTLULUKLAR DİLİYORUM...

 




5 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 oy 5.00 (1 Vote)

Yorum Yaz...