Sağlık

kefirKefir Kafkasya'da yaşayan insanların sıklıkla kullandıkları sütün mayalandırılmasıyla elde edilen bir süt ürünüdür. Son yıllarda Avrupa ve Amerika’da yapılmaya başlanmış ve ülkemizde de Ziraat Fakültelerinin Teknolojisi bölümlerinde üretilmekte olup, sınırlı miktarda satışı yapılmaktadır.

Kefir Nedir ?

Kefir, Kefir taneleriyle elde edilen Kafkas orjinli etilalkol ve laktik Asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu tarihi geçmişi olan bir süt içeceğidir. Kefir çok karışık mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Boyutları 0,5-3 cm arsasında değişir ve fındık yada Buğday tanesi büyüklüğünde beyaz, beyaz-sarı arasında renklerde küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir.

 

İnsanlar kendi hücrelerinin 10 katı sayıdaki (100 trilyon) faydalı bağırsak mikrobu ile ortak bir yaşam sürdürmektedir. Faydalı bağırsak mikropları (probiyotikler) çeşitli yararlarının yanında dış ortamdan gelen zehirli Maddelerin kana geçmesini engelleyen koruyucu bir bağırsak tabakası oluştururlar. Bağırsaktaki Sağlıklı mikrop dengesinin, zararlı mikroplar lehine değişmesi, yani bağırsaktaki mükemmel dengenin bozulması çok sayıda ivegen ve müzmin hastalığa yol açar.

Son yıllarda rafine gıdaların tüketimindeki artışa paralel olarak, turşu, kefir, boza, çeşitli salamuralar gibi geleneksel Fermantasyon gıdalarının az tüketilmesi, süt ve yoğurt gibi fazla tüketilenlerin ise ekşimesin ya da kesmesin diye pastörize edilmesi ya da Antibiyotik katılması vücudumuzun mükemmel probiyotik dengesini alt üst etmiştir.

Probiyotik - Prebiyotik

Kefir Yeterli miktarda yenildiğinde insan ya da hayvan sağlığını olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalara probiyotik denir.

Kefir Bağırsaktaki bazı mikroorganizmaların çoğalmasını artıran ve/veya aktivitesini uyaran ve insan ya da hayvan sağlığını olumlu yönde etkileyen maddelere (besinsel lifler gibi) prebiyotik denir.

Probiyotikler = yararlı bağırsak mikropları ( bakteriler ve mantarlar )

Erişkin bir insan bağırsağında 100 trilyon (1,5 kg) faydalı bakteri ve mantar bulunur. Bu rakam insan hücre sayısının 10 katı kadardır.

Sayıları 400’ün üzerinde olan bu bakteriler ve mantarlar normal bağırsak florasını oluştururlar.

Bu bakteriler ve mantarlar 300 m2 büyüklüğünde bir yüzey oluşturan bağırsak sümüksü zarını koruyucu bir tabaka şeklinde döşer.

Probiyotiklerin görevleri

Bağışıklık sistemini güçlendirmek.

Yiyeceklerin hazmını kalaylaştırmak.

vitaminlerin (K vit, biyotin, B12, niasin vb) sentezini yapmak.

Bağırsak duvarını zararlı maddelerden korumak ve bağırsak geçirgenliğini azaltmak.

Zararlı maddelerin (toksinler) kan dolaşımına geçmesini engellemek.

Besin allerjilerini ve ekzemayı önlemek.

Kronik enflamatuvar (iltihabi) hastalıkların oluşumunu engellemek.

Kanseri önlemek.

Yaşlanmayı yavaşlatmak.

Depresyonu hafifletmek.

Otizm bulgularını hafifletmek.

İshali önlemek ve tedavi etmek.

İdrar yolu iltihaplarını önlemek.

Kabızlığı tedavi etmek.

Böbrek taşlarının ( okzalat ) oluşumunu azaltmak.

Kefir nasıl yapılır?
Kefir yapılışında kullanılan süt kaynatılır ve metal olmayan (tercihan cam) bir kap içinde ılıtılır (süt temiz ise kaynatılmayabilir).

Üzerindeki kaymak tabakası alınır ve 1 çorba kaşığı kadar kefir mayası atılır ve süt iyice karıştırılır.

Kabın kapağı kapatılır ve süt 20-25 C 'de kalacak şekilde kap bir yere bırakılır. Mayalanacak kab soba ya da kalorifer yakınına getirilir. Çevre ısısı düşük ise kabın etrafı bezle sarılır. Kabın 20-30°C' lerde olması sağlanır. Kap içindeki süt normal olarak 18-24 Saat sonra pıhtılaşır. Maya miktarı düşük ve ortam soğuk ise pıhtılaşma gecikir. Mayalanmış süt madeni olmayan bir tel süzgeçten ya da tülbentten süzülür. Süzgeç üzerinde kalan daneler tekrar maya olarak kullanılır. Kefir mayası (taneleri) hemen kullanılmayacaksa ağzı kapalı bir Cam kavanoz içinde buzdolabında saklanır. Bazıları kefir tanelerini saklamadan önce yıkarlar. Eğer yıkama yapacaksanız kefir tanelerinin zarar görmemesi için klorsuz Su kullanın. Saklanmak istendiği zaman daneleri örtecek kadar bardağa su koymak gerekir.

Kefir Nerden Gelmiştir ?
Kefirin anavatanı Kafkaslardır. İlk kez Batı Asya’ da Türkler tarafından yapılan ve günümüzde pek çok ülkeye yayılan fermente bir süt ürünüdür. Kafkasyalılar Kefiri su yerine içmekte ve gençlik iksiri olarak kullanmaktadırlar. Kafkaslardan dünyanın her tarafına yayılan Türkler bu içeceklerini beraberinde dünyanın her tarafına götürmüşler ve yaymışlardır. Şu anda bilimsel araştırma yapan fakülteler başta olmak üzere kuruluşlar Kefirin faydaları üzerinde ciddi çalışmalar yapmakta ve önemli sonuçlara ulaşmaktadırlar.

Kefir Nelere iyi gelir ?
Kullanımı ( içimi ) ve hazmı çok kolay olan kefir hücre yenileme özelliğine sahiptir. Mucize içecek kefir özellikle bağırsaklardaki maddelerin küreselleşmesini önlediğinden ömür uzatıcı olduğuna inanılır. Kafkasyalıların kefirin yararlarını bildiklerinden çocuklarına su gibi içirirler. Kafkasya’ da yüzyıldan fazla yaşamak çok sıra dışı bir durum değildir. Protein , yağ , laktoz ve Mineraller bakımından hayli zengin ilaç tedavisi kesilmeden kullanıldığı zaman kandaki kötü kollestrolü azaltır, tansiyonu düşürür, idrarı sulandırır, vücuttan atılması gereken maddelerin gidişini kolaylaştırıyor, bağırsak hareketlerini hızlandırıyor, bulaşıcı, sarılık , eklem hastalıkları, ishal , kabız , kan kaybı, idrar torbası hastalıları, doğum sorunları, şeker düşürüyor ve en önemlisi KANSERİ GECİKTİRİYOR... Hazmının kolay , proteince zengin oluşu NEDENİ İLE Kefir hastalar ve çocuklar için önemli bir besindir.Hatta 20-30 günlük çocuklara bile Günde bir iki kaşık içirilmesi önerilmektedir. doktorlar, hastalarına ilaçların yanında birde kefir içmelerini tembihliyor.

Ayrıca yapılan araştırmalarda kefirin kadın ve erkeklerde cinsel gücü arttırdığı da bildirilmiştir. Hücre yenileme sayesinde de kadınlar tarafından cilt maskesi olarak kullanıldığı da bilinmektedir.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel SEZGİN, Japonya’ da fareler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre kefirin içinde yer alan maddelerin kanseri %53,6 oranında azalttığını ve ayrıca kefirin kanseri önleyici ilaçlarla kullanılması halinde kanserin tekrarlanma riskinin %67 oranında azalttığını da ortaya çıkarttığını belirtmiştir

Ayrıca kefir sinirsel rahatsızlıklara, iştahsızlık ve uykusuzluk içinde yararlı olmaktadır.Ülser yüksek tansiyon , bronşit, astım hastalarının tedavisinde de kullanılmaktadır.

Kefiri Kimler Kullanır ?
Kefiri yaşı ne olursa olsun her yaştaki insan kullanabilir. Yan etkisi yoktur. Çocuklara bile rahatlıkla verilebilir.

Kefiri Kanser Hastaları Tercih Ediyor ?
Kefir, vücut direncini arttırıyor, sindirim sistemine yararlı oluyor. Bağırsakta kanser oluşturan etkenleri engelliyor. İlaç değil ama, kanser hastası olanlar, bu özellikleri nedeniyle kefiri tercih ediyor... Yapılan çalışmalar, kefirin, iştahsızlık ve uykusuzluğa da iyi geldiğini göstermiştir.

Kefir Tanesi
Kefir Tanesi; fındık yada buğday büyüklüğünde, renkleri beyaz, beyaz-sarı arasında küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir. Boyutları 0,5-3 cm arasında değişir. Taneler sütü fermente edici rol oynar, en önemli özelliği fermantasyon sonunda süzülerek tekrar kullanılabilmesidir.Kefir taneleri kazein ve birbirleri ile ortak yaşayan mikroorganizmaların meydana getirdiği jelatinimsi koloniler oluştururlar. Çok karışık bir mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Değişik araştırmacılar, değişik bölgelerden aldıkları kefir tanelerinde farklı sayıda, oranda ve cinste mikroorganizma tespit etmiştir.Tanede genel olarak laktik asit bakterileri, laktozu fermente eden ve edemeyen mayalar mevcuttur. Bazı tanelerde enterokok ve koli form grubu bakterilere de rastlanmıştır. Kefir tanesinde saf toz halde liyofilize kültürler üretilmiştir. Avrupa ülkelerinde ve A.B.D. de genellikle saf kültürlerden kefir üretilirken , Rusya , Asya , Doğu Avrupa ve Ortadoğu bugüne kadar laboratuar koşullarında kefir tanesi üretmek mümkün olmamıştır.

 

Kefirin Besin Değerleri
Kefir, vücudun temel fonksiyonlarında ve çeşitli faaliyetlerinde kullanılan Mineraller ve esansiyel aminoasitler bakımından zengindir. Kefirde bulunan Proteinler kısmi sindirimi yapılabilen ve bu nedenle vücut tarafından kolay değerlendirilebilir yapılardır. Kefirde bol miktarda bulunan ve esansiyel amino Asitlerden bir tanesi olan triptofanın , Mineral maddelerden kalsiyum ve Magnezyumun sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğu bilinmektedir.Vücudumuzda en çok bulunan ikinci mineral madde olan fosfor, hücre gelişimi ve enerji ihtiyacının karşılanması için karbonhidratların , yağların ve Proteinlerin kullanımında kolaylık sağlamaktadır. Kefir B12 , B1 ve K vitamini bakımından da zengindir. B u vitaminlerin yeterli alınması durumunda gerek böbrek, karaciğer ve sinir sistemine gerekse deri rahatsızlıklarına sayısız fayda sağladığı bilinmektedir.

Kefir neye benzer?
Kefir yoğurda ya da ayrana benzer. Zaten benzer şekilde mayalanır. Bekletildikçe tadı ekşir ve çok az olan Alkol oranı artar.

Kefirin zararı var mı?
Kefirin bilinen bir zararı yoktur. Çok nadir olarak bazı kişiler yeni başladıklarında fazla kefir içmeye tahammül edemezler. Bu kişiler kefir miktarını yavaş yavaş artırmalıdır. Bazı kişiler toksinlerden temizlenirken toksinlerin geçtiği dokularda bir takım rahatsızlıklar oluşabilir. Kısa bir süre sonra, toksinler vücut dışına çıkacak ve kişi kendini çok iyi hissedecektir (iyileşme krizi).

Kefir tanelerini nereden temin edebilirim?
Kefir tanelerini, Ege Ziraat fakültesi gibi bazı fakültelerden, aktarlardan ya da tanıdıklarınızdan temin edebilirsiniz.
Bazı firmalar hazır kefir de satmaya başlamıştır.
Kefirinizin ucuz ve istediğiniz kıvamda olması için mümkünse kendiniz yapın.

 

Kefir taneleri neye benzer?
Kefir taneleri karnabahar görünümünde fakat lastik kıvamındadır. Kefir tanelerinin dışında kefiran denilen bir yapışkan bir zar(f) vardır. Yararlı bakteriler ve mantarlar kendi yaptıkları bu zarın içinde yaşarlar.

 

Kefir taneleri çok büyümüşse kesilmeli mi?
Kefir taneleriniz büyük ise bunu kesmeyin, aksi halde kefiran metalden zarar görebilir. En iyisi hafifçe elinizle sıkmadan ayırmaktır.

 

Kefir taneleri sonsuza kadar yaşayabilir mi?
Kuru kefir taneleri birkaç mayalamadan sonra yok olabilir. Fakat ıslak maya eğer iyi bakılırsa sonsuza kadar sağlıklı kalır (şimdiye kadar nasıl geldi!) Kefir tanelerini sıkmayın, metal değdirmeyin, temiz tutun. Uzun süre kullanmayacaksanız soğuk bir yerde (tercihan buzdolabında) tutun. Daha uzun süre saklamak istiyenler derin dondurucuya koyabilirler.

 

Kefir tanelerini daha çabuk nasıl büyütebilirim?
Mayanın miktarı ne kadar fazla ve mayalama süresi ne kadar uzunsa kefir taneleri de o kadar büyük olur. Fakat belli bir noktadan sonra üreme yavaşlar. Tane ve su ayrılırsa tekrar ekilirse taneler daha çabuk büyür.

 

Kefirin tam olarak mayalandığını nasıl anlarım?
Bu genellikle oda sıcaklığında 24 saat içinde gerçekleşir. Kefir tanelerine kürdan sokun. Ayakta duruyorsa kefir mayalanmıştır. Mayaladığınız kefirde taneleriyle peynir altı Suyu (whey) (aşağıda) arasındaki sınır keskinleşmişse kefir olmuştur.

Kefirin tadını ve kıvamını ayarlamak için ne yapayım?
Kefiriniz tatlı ise ve ekşi seviyorsanız mayalanma süresini 48 Saate kadar uzatın. Kefir ekşidikçe faydası artar. Ayrıca alkol miktarı da artar. Tatlı kefir istiyorsanız mayalanma süresin 24 Saatten fazla uzatmayın ve kefiri buzdolabında saklayın. Kefirinizin daha katı olmasın istiyorsanız ayırdığınız kefir ayranını birkaç saat buzdolabında tutun.

 

Kefir yapmayı bir süre ertelemek istiyorsam ne yapayım?
Eğer bir süre kefir yapmayacaksanız, mayayı buzdolabının rafına koyun. Böylece kefirin üremesi yavaşlayacaktır. Birkaç Gün bu şekilde fazla değişmeden durabilir. Eğer daha uzun süre tutmak istiyorsanız, kefir tanelerini örtecek kadar kaba süt koyun ve kabı dondurucuya koyun. Böylelikle birkaç hafta süreyle kefir aşırı bir üreme göstermez.

 

Kefir için hangi sütü kullanayım?
En tercih edileni Eski ve Orta Asya Türklerinin yaptığı gibi çiğ keçi sütüdür. Diğer hayvanların sütü de olabilir. Yemlenen değil otlayan hayvanların sütünü tercih edin. Market sütleri iyi bir tercih değildir. Bunlar içinden günlük şişe sütlerini tercih edin. Kutu sütlerini tercih etmeyin (zaten bazıları da mayalanmıyor).

 

Ne kadar kefir tüketmeliyim?
Ne kadar yoğurt yiyorsanız o kadar. Önce bir çay bardağı için sonra miktar gittikçe arttırın. Genellikle 250-1000 mL kadar tüketilmektedir. Müzmin hastalığı olan kişilerin en az bir Litre kadar kullanması tavsiye edilmektedir.

 

Sıcak yemeklere kefir konulur mu?
Kefir Sıcak yemeklerin üzerine eklenebilir ve hatta pişirilebilir de. Kefirden maksimal etkiyi sağlayabilmek istiyorsanız ısıya maruz bırakmayın. Çünkü bu içindeki faydalı mikropları öldürecektir.

Süt dışı maddelerle de kefir yapılabilir mi?
Evet yapılabilir. Fakat verilen Sıvının içinde kefir mikroplarının hayatiyetini sürdürebileceği herhangi bir şeker bulunmalıdır. Meyve suyu ya da şekerli suyla yapılan Kefire su kefiri denmektedir. Bu kefirlerin mayalanması genellikle daha uzun sürmektedir.



Kefirle yoğurdun farkları nelerdir?
Her ikisi de sütün Fermantasyonu sonucu elde edilir. Görünüş olarak birbirlerine çok benzerler Yoğurt prebiyotiktir yani probiyotiklerin üremesini artarır. Kefir probiyotiktir. Yani kendisi yararlı mikroorganizmadır.

Yoğurtta mikroorganizma olarak sadece bifidobakterler ve laktobasiller bulunur (market yoğurdu ise onlar da yok !!). Kefirde ise bunlara ilaveten Lactobacillus Caucasus, Leuconostoc, asetobacter ve streptokok gibi bakteriler ile Saccharomyces kefir and Torula kefir gibi mantarlar bulunur. Sonuç olarak evde yapılan yoğurt sağlığınız için çok iyidir kefir ise ondan da iyidir.

 

Kefir ve Kanser
Kefir tümör oluşumunu engellemekte ya da var olanın ilerlemesini azaltmaktadır.

 

Kefir ve vitaminler
Kefir içindeki mikroorganizmalar bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pan-totenik Asit, niasin, folik asit B12, ve biyotin) sentezi yapar-lar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin diğer B kompleks vitaminlerinin emilimini de artırır.

Kefir Nedir? Kefirin Faydaları Nelerdir?


Kefir doğal, fermente bir süt içeceğidir. Kaliteli yaşama katkısı Kefir'in bileşiminde bulunan probiyotik bakteri ve mayalardan kaynaklanır. Yeterli miktarda ve düzenli olarak her gün tüketildiğinde bağırsak florasını ve sinirim sistemini düzenleyen mikroorganizmalara probiyotik(dost bakteriler) denir. Probiyotik mayalar; vücudun bağışıklık sistemini aktivite ederek, hastalık yapıcı kötü maya ve virüslere karşı korunmayı sağlar.

Kefir, doğal bileşiminde bulunan çeşitli probiyotik mayalar ve bakterilerle, içerdiği mineraller (kalsiyum, fosfor, potasyum, sodyum, klor, magnezyum), vitaminler (A, B1, B2, B6, B12, C, D, E, folik asit) ve esansiyel amino asitler ile "dengeli beslenmede" önemli bir rol oynamaktadır. KEFİR' i bebeklik çağından her yaşta, günün her saatinde ve dilediğiniz miktarda tüketebilirsiniz. 

Kefir'in Bilinen Faydaları

 

  • Sindirime katkıda bulunmak, sindirim sistemindeki kötü mayaların azalmasına yardımcı olmak.
  • Yiyeceklerle alınan toksik(zehirli) maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olmak.

  • Kabızlık, ishal, ve bağırsak tahrişleri gibi rahatsızlıkların ortadan kalkmasına yardımcı olmak.

  • Besinlerle vücuda alınan protein, karbonhidrat moleküllerinin sindirimine yardımcı olmak.

  • Laktaz enzimi ilişkisi vasıtasıyla laktoz (süt şekeri ) intoleransı etkisiz hale getirmek.

  • Antibiyotik kullanımı nedeniyle doğal yapısı (mikro florası) bozulan bağırsak dengesinin düzeltilmesine yardımcı olmak.

  • Diyetteki yağların emilimini destekleyerek kolestrolü kontrol altında tutmak.
    Yüksek kan basıncının düşmesine katkıda bulunmak.
  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olmak.
  • Gıda alerjilerinin belirtilerinin azalmasına yardımcı olmak.
  • B grubu vitaminleri üretmek ve emilimini sağlamak.
  • Kalsiyumun bağırsaklardan emilimini arttırarak Osteoporoz riskinin azalmasına yardımcı olmak.

 

Kefirin Faydaları

Mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır,

Serinletici aromasıyla kronik yorgunluğu giderir,

Stres azaltır, sakinleştirir ve kolesterolü düşürür,

Sinir sistemini güçlendirir,

Uykusuzluğu ve sinirsel depresyonu ortadan kaldırır,

Damar sertliğini ve kas kasılmalarını önler,

Yüksek tansiyonu düzenler ve dengeler,

Kan bozukluklarını giderir ve kanı temizler,

Karaciğer rahatsızlıklarını iyileştirir,

Cildi güzelleştirir ve parlaklık verir,

Egzema ve benzeri deri hastalıklarına iyi gelir,

Yara ve yanıkların hızla iyileşmesini sağlar,

İdrar yolu iltihaplarını tedavi eder,

Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir,

Safra kesesi ve böbrek hastalıklarına iyi gelir,

Sindirim sistemini mükemmel şekilde düzenler,

Sağlıklı diyet için önemlidir, kilo almayı önler.

Kefirin Yararları

Bebeklikten ergenliğe kadar; kemiklerin ve dişlerin oluşumu ile sağlıklı dokuların ve kasların gelişimini olumlu etkiler.

Vücudun gelişmesi için gerekli olan vitamin, mineral ve protein desteğini sağlar.

Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır.

Aşırı çikolata, şeker ve sakız tüketen çocukların sağlık risklerini azaltır.

Diş çürüklerini önler.

Şekerin özümlenmesini sağlar ve şekeri enerjiye dönüştürür.

İştah açar ve beslenmeye güçlü destek oluşturur.

Asabi hastalıklarda rahatlatıcı görevi görür.

İshale ve kabızlığa karşı etkindir.

Kansızlığı önler ve kan bozukluğunu giderir.Tırnakların sağlıklı kalmasını sağlar.

Görme yeteneğini güçlendirir.

Kesiklerin ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar.

Zekâ gelişimine önemli katkı ve zihinsel aktiflik sağlar.

Astım ve Alerjiye karşı direnç oluşturur.

Çocukların büyümesinde doğal koruma ve güvenli beslenme sağlayan nefis bir süt içeceğidir.

Büyümeye güçlü destek sağlar.

Boy uzamasına ve sağlıklı gelişime yardımcı olur.

Ergenlik dönemine Pozitif etkinlik katar.

Hormon dengesinin kuruluşuna yardımcı olur.

İhtiyaç duyulan enerji için mükemmel destek verir.

Zihinsel ve fiziksel gelişime benzersiz katkı sağlar.

Beyin hücrelerini aktifleştirir ve beyinsel dinamizmi arttırır.

Aşırı şişmanlamaya veya zayıflamaya karşı frenleyici görev üstlenir.

Sindirim sistemini inşa eder ve tam beslenme sağlar.

Sindirim esnasında protein sentezine olumlu yardım eder.

Bağırsak florasını inşa eder.

Böbrek fonksiyonlarını düzenler.

Vitamin ve mineraller arasında işbirlikçi yapısıyla simbiotik çimento görevi görür.

Cilt güzelliğine ve parlaklığına olumlu etkiler yapar.

Ciltteki yağlanmayı ve kepeklenmeyi önler. Saçları kuvvetlendirir.

İç ve dış kanamalarda kanamaları durdurmaya yardımcı olur.

Yanıkların hızlı iyileşmesini sağlar.

Dokuları tamir eder.

Vücudun Sıvı dengesini optimum seviyede tutar.

DNA sentezini ve yenilenmesini olumlu etkiler.

Hücrelerin Oksijen almasında etkili görev üstlenir.

Gençlik döneminin etkin, enerjik ve aktif bir dönem olmasında unutulmaz bir partnerdir.

Gençlik ve dinçlik duygusunun sürekliliğini sağlar.

Yorgunluk ve strese karşı koruyucu bir kalkandır.

Cinsel fonksiyonların devamlılığında aktiflik kazandırır.

Vücudun bütün organlarının uyumlu ve senkronize çalışmasını düzenler.

Kanı temizler, klosterolü dengeler ve yüksek tansiyonu düşürür.

Damar sertliğini ve kalp krizi riskini önler.

Uykusuzluğu giderir. Spor yapanlar için enerji deposudur.

Ferahlatıcı hoş kukusu ve benzersiz tadıyla rahatlık verir, dinlendirir ve gevşetir.

Yemeklerde keyfinize keyif katar.

Hazmı kolaylaştırır.

Diyet yapanlar için en ideal içecektir.

Kilo aldırmaz ve beslenme sentezi oluşturur.

Kemoterapi tedavisi sürerken vücudun güçlü kalmasını ve beslenmenin devamlılığını sağlar.

Kas kasılmalarını ve krampları önler.

Selülitlere karşı etkindir.

Yağ dokularını çözümleyici fonksiyon içerir.

Sindirim sistemindeki trafiği düzenler.

Birçok hastalığın oluşumunu ilk başlangıçtan itibaren hemen önler.

Başta üreme hormonları östrojen, progesteron, testesteron olmak üzere kortizon, ensülin, trioid, serotonin ve adrenal hormonları üzerine olumlu etkiler yapar.

Mide asitleri ile salgıların düzenli ve verimli üretilmesine katkıda bulunur.

Alkol alanlar açısından kaybolan vitaminlerin geri alımında tam bir takviye sağlar.

Zehirlenmelere karşı kanı temizler.

Vücuda giren siyanürü etkisizleştirir.

Saç dökülmesini azaltır.

Doğum kontrol hapı ve idrar söktürücü ilaç alanlara yardımcı olur.

Antibiyotik ilaçlar vücuttaki tüm vitaminleri ve bakterileri öldürdüğünden; doğal savunma ve savaş ordularını kurarak doğal antibiyotik görevi üstlenir.

Sinir sistemini sürekli reorganize ettiğinden çelik gibi güçlü yapı oluşturarak sakinlik ve rahatlık verir.

Antioksidan özellikleri ile hücre yenilenmesine katkı sağlar.

Menopoz dönemindeki riskleri azaltır.

Aşırı yıpranmayı ve yaşlanmayı yavaşlatır.

Damar sertliğini engeller.

Uzun ve sağlıklı bir ömür trendine yönelik metabolizmanın mimarıdır. Kemiklerin ve kasların güçlü kalmasına destek sağlar.

Osteoporoz ve Alzheimer hastalığına karşı direnç oluşturur.

Prostat ve Bağırsak Kanseri başta olmak üzere birçok kanseri önleyici etkisi olduğu bilinmektedir.

Adale kasılmaları ile felce karşı etkindir.

Ellerdeki titremeler ile bellek zayıflığını ve dikkat azalmasını önler.

Kronik güçsüzlüğe karşı kuvveti arttırır.

Sinir iltihaplarına bağlı olarak el ve ayaklardaki uyuşma ile karıncalanmaları azaltır.

Görme zayıflığını ve katarakt oluşumunu engeller.

Genç yaşlanmayı sistemize eder.

Serbest radikallerin, ağır metallerin ve zehirli Gazların vücuttaki olumsuz etkilerini azaltır.

Kronik depresyona karşı olumlu iyileştirmeler yapar.

Mutlu bir yaşlılık dönemi için vazgeçilmez doğal bir dosttur kefir..

Sağlık

dogal-kozmetiklere-dikkatAnadolu Üniversitesi (AÜ) Eczacılık Fakültesi Eczacılık Teknolojisi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yasemin Yazan, tüketicilerin doğal kozmetik ürün alırken üzerini iyi okuyup öncelikle deneme boyutunu kullanmaları gerektiğini söyledi.
AÜ Sağlık Enstitüsü Müdürü, Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Kozmetoloji Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Yazan, 1970-li yıllarda tüketicilerin doğal ürünleri kullanmayı tercih etmeye başladığını, doğaya dönüşün insanların giyiminden kozmetik ürünlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirtti.

Tüketicinin üretici üzerindeki baskısının doğal ürün kullanmaya dönüşün en temel sebepleri arasında bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Yazan, şöyle konuştu:

Tüketiciler kozmetik ürünlerden doğal olanları tercih etmeye başladı. Zamanla petro kimyasal özellikleri taşıyan kozmetik ürünleri tercih edilmemeye başladı. Tüketici fazla kimyasal reaksiyona uğrayan ürünlerden uzaklaştı. Ancak, dünyada kimyasal reaksiyon görmeyen ürün yok. Doğal kozmetik ürün denildiğinde floradan, faunadan, minerallerden elde edilen amacı belli olan ve yenilenebilen kaynaklardan yapılan ürünler akla gelmelidir. Günümüzde bitkisel ve mineral kaynaklı kozmetik ürünler kullanılıyor.

EKSTRELERİN İÇİNDE ÇOK FAZLA BİLEŞEN VAR

Kozmetiklerde doğal cilt bakım ürünlerinin oranının yüzde 70 olduğunu belirten Yazan, bu ürünlerin de sadece yüzde 2-sinin tamamen doğallığını koruduğunu bildirdi.

Bitkisel ham maddelerin kozmetik ürünlerin içinde bitkisel ekstre olarak bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Yazan, şöyle devam etti:

Ekstrelerin içinde çok fazla bileşen var. Söz konusu bileşenlerin bir kısmı toksik olabilir. Bu toksit maddeler cilde zarar verebilir. Bu zararlar da önceden tespit edilemez. Doğal kozmetik ürünlerdeki ekstrenin içinde o kadar çok bileşen var ki hangisini tespit edeceksiniz? Tüketici doğal kozmetik ürün kullanmak istiyor. Ancak, doğal ürünler standarda bağlı olmadığından kontrol edilemiyor. Uzun yıllardan beri kozmetikte yaygın olarak kullanılan aloe veranın bile sadece bir türü standart edilebildi. Bitkisel kozmetik ürünlerde kullanılan ekstrelerin çok bileşenli olması, söz konusu bileşiklerin cilt üzerindeki reaksiyonlarının önceden belirlenememesi, bu ürünlerin sıkı yönetmeliklere bağlı olmaması ve standardının güç olması nedeniyle kozmetik sektörü ikiye ayrıldı. Sentetik kozmetik ürünlerin, sıkı yönetmeliğe bağlı olduğu ve önceden kontrol edildiği için kullanımı tercih ediliyor. Sentetik kozmetik ürünlerin cilt üzerindeki tepkileri önceden biliniyor.

DOĞAL ÜRÜNLER GÜVENİLİR, ETKİN VE KALİTELİ OLMALI

Piyasadaki bazı kişi veya firmaların kozmetik ürünün içine yüzde 1-2 ekstre koyup doğal diyerek piyasaya sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Yazan, doğal kozmetik ürünlerin kanserojenite, mutajenite ve toksisitesinin belirlenmesinin gerektiğini bildirdi.

AB-nin, kozmetik sektöründe doğal ürünlerin piyasaya hakim olmasını istediğini anlatan Prof. Dr. Yazan, şunları kaydetti:

AB, doğal kozmetik ürünlerin kontrolünü yapamıyor. Bitkisel diye piyasa çıkan sadece bir kaçında söz konusu testler yapılıyor. Kontrolden geçmeyen doğal kozmetik ürünler güvenilir, etkin ve ekonomik değildir. Doğal kozmetik ürünler güvenilir, etkin ve kaliteli olmak zorunda. Sentetik kozmetik ürünlerdeki sıkı yönetmelik, bitkisel kozmetik ürünler için yok. Bitkisel kaynaklı ham madde içeren kozmetik ürünler çok dikkatli kullanılmalıdır. Bir ürün üzerinde organik yazması ürünün organik olduğunu kanıtlamaz. Türkiye-deki üretim son derece riskli. O yüzden tüketiciler dikkatli olmalıdır. Tüketiciler doğal kozmetik ürün alırken ürünün üzerini iyi okumalı ve öncelikle ürünün deneme boyutunu kullanmalıdır. Kozmetik ürünleri tüketiciyi çok iyi bilgilendirmelidir. Doğal kozmetik ürünler sentetik ürünlerden daha zararlı olabilir. Üzerinde doğal yazan her ürüne de inanmamalıyız.

Sağlık

• Andız otu kökü ezilerek balla karıştırılıp yenilirse akciğer kanamasına çok iyi gelmektedir. Üzüm şırasının içinde bir ay bekletilen andız otu akciğer rahatsızlıkları ve vereme iyi gelecektir.

Sağlık

Eklem yerleriniz ağrıyorsa,boynunuz, beliniz ağrıyorsa kesinlikle aşağıdaki yağ karışımını kullanın göreceksinizki ağrılarınız zamanla geçecektir.

malzemeler :
-Hardal yağı

Sağlık

Unutkanlığı önlemek için her sabah

5 adet badem

5 adet fındık

5 adet ceviz

gün kurusu kayısı (gölgede kurutulmuş)

Sağlık

Bir kaç adet cevizi bir su bardağında bir kaç gün bekletin ve cevizi yedikten sonra suyunu için. Bu uygulamayı hergün yaparsanız bir kaç hafta içinde kendinizdeki değişikliği farkedeceksiniz

Sağlık

Karaciğer, vücudumuzun aynasıdır. Karaciğerde olan herhangi bir değişiklik, ya cildimizde ya da herhangi bir organımızda sağlık açısından sorun yaratabiliyor. Bu durumu önlemek için, yıl içinde karaciğer ve kan temizleme kürlerini uygulamak gerekir. Dr Ahmet Marankiden, karaciğer için şifalı bitkiler ve Karaciğer temizliği için Maydonoz kürünü okumanızı tavsiye ederim.

Sağlık

Ölümcül hastalıklardan kanser, hepatit B.hepatit C,mide reflü, ülser, kalın bağırsak rahatsızlıklarında, hemoroiti, safra kesesi taş ve kumlarında çok etkilidir.

Uygulayacağınız bu kürle bağırsaklarınızı, sindirim sisteminizi arındırarak rahatlatacaksınız.

 

Sağlık

Öncelikle bu karışımın yarım litresi, sulu lavman setinin torbasına doldurulur. Lavman setinin hortumunun ağzı hafifçe yağlandıktan sonra anüse sokulur.

Lavman setindeki suyun kalın bağırsağa dolması beklenir. Dolduktan sonra minimum 5 dakika su kalın bağırsakta bekletilir.

Sağlık

Hayatımızın Kabusu Olan Adet Sancıları...

     Adet ağrılarının (dismenore), birincil (Primer) ve ikincil (sekonder) olmak üzere 2 nedeni vardır. Birincil sebepler; genellikle buluğ çağında ortaya çıkar. Ağrının sebebi, ovulasyonu (yumurtlamayı) takiben kanamaya hazır hale gelmiş rahmin iç tabakasının kasılarak dökülmesini sağlayan (adet kanaması) ve özellikle regl döneminde vücuttan salgılanan Prostoglandin f2 alfa denilen maddedir.

Sağlık

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Müdürü Prof. Dr. Yavuz Taşkıran yürüyüşün egzersiz olarak seçilmesinin başlıca nedeninin herkesin kolaylıkla yapabilmesi olduğunu ancak kişinin yürüyüş öncesinde

Sağlık

Sigarayı regl iken bırakınKadınlar, sigarayı bırakma işini, regl periyodunun 15.gününden 28.güne kadarki sürede yaparsa, başarılı olma şansları iki kat daha yüksek. Kadınların fizyolojik yapısını belirleyen ana unsur menstrüal döngülerdir. İş sigarayı bırakmaya gelince, kadınlar açısından bazı günler diğerlerinden daha uygun olabilir.

Sağlık

Karın Şişliğine Son!Karnınızdaki şişkinlik genellikle mide ve bağırsaklarda gaz birikmesi ile ilgili bir durumdur ve bunu takip eden süreç biraz ağrılıdır. Bu durumu ancak gaz çıkararak sona erdirebilirsiniz.

Sağlık

Tansiyon İçin Sade ÇikolataAmerikan Tıp Derneği Dergisi’nde yayınlanan araştırmada Köln Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Dirk Taubert ve ekibi yüksek tansiyon hastası 44 kişiye çikolata rejimi uyguladı. Dr. Taubert, sade çikolatanın hastalarda ’sistolik’ olarak silinen büyük kan basıncını

Sağlık

Yüzyıllardır var olan bir gerçek ticaret; çok büyük bir pazar ve de yenilenme sistemi kendi içinde ki rekabetten dolayı çünkü gelişimi hızlandırıyor.

Sağlık

Gripten korunmak için düzenli yaşamak, uyku ve dengeli beslenmeyi ihmal etmemek, alkol ve sigara alışkanlığını sınırlamak...Risk altındaysanız acele edin!

Karadeniz Teknik Üniversitesi KTÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.


Dr. Tevfik Özlü, risk altındaki kişilerin fazla gecikmeden grip aşısı yaptırması gerektiğini, grip aşısı için en uygun zamanın, eylül-ekim ayları olduğunu söyledi.

Özlü, yaptığı açıklamada, gribin ağır seyreden ve ölüme neden olabilen bir hastalık olduğunu belirtti.




Salgın olmadan önlemi almak gerek

Gribin asıl olarak solunum yollarında yerleşen ınfluenza A, B ve C virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş ve yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden, toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalık olduğuna dikkati çeken Özlü, şöyle devam etti:

Grip, asıl olarak, virüsü taşıyan hasta kişilerin solunum yolu salgılarıyla ve bunlarla bulaşmış eşyalar vasıtasıyla yayılır. Çok kolay bulaşmakta ve hızla yayılmaktadır. Özellikle okullar, yurtlar, kışlalar, kahvehaneler, huzur evleri gibi kalabalık ve topluca yaşanan ortamlar hastalığın yayılmasında önemli rol oynar. Gripten korunmak için düzenli yaşamak, uyku ve dengeli beslenmeyi ihmal etmemek, alkol ve sigara alışkanlığını sınırlamak ve eğer varsa zemindeki kronik şeker, kalp, akciğer hastalıklarının bakım ve tedavisini usulüne göre yaptırmak gerekir.

Sağlık

Köln Üniversitesi de yapılan araştırmada, sade çikolatanın yüksek tansiyona iyi geldiğini ortaya koydu.
Amerikan Tıp Derneği Dergisi de yayınlanan araştırmada Köln Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Dirk Taubert ve ekibi yüksek tansiyon hastası 44 kişiye çikolata rejimi uyguladı.

Sağlık

Kadınlarda orgazm çoğunlukla direkt klitoris uyarısıyla oluşmaktadır. Bu konuda yapılan kısıtlı sayıda çalışma direkt klitoral uyarı olmadan orgazm olabilen kadınların oranının ancak %30 olduğunu göstermektedir. Bu nedenle kadında orgazm olamama durumunu öncelikle "hiç orgazm olamama" ve "cinsel ilişkide orgazm olamama" şeklinde ayırmak gerekir.

Sağlık

Geçtiğimiz şubat ayında Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) botoks tedavisinde kullanılan botulinum toksinlerin ölüm dahil çeşitli yan etkilere yol açabileceği uyarısının ardından benzer bir uyarı Avrupalı yetkililerden geldi... Londra merkezli Avrupa Tıp Ajansı (EMA) kırışıklık gidermek amacıyla kullanılan botoksun ölüme kadar giden yan etkileri olduğunu açıkladı...

Sağlık

Günde 120 kez orgazm oluyor!Daha önce İngiliz bir vakadan tanıdığığımız PSAS hastası bir bayan da ülkemizden çıktı; 29 yaşında G.A günde 120 kez orgazm oluyor. İngiliz Sarah Carmen'den farkı ise ismini gizlemek zorunda hissediyor ve hastalığının neden olarak evlenmeden cinsel ilişkide bulunduğu için Allah'ın kendisini cezalandırdığını düşünüyor...

Sağlık

Karboksiterapi,  Karbondioksit (CO2) gazının tedavi amaçlı derialtına enjekte edilerek dolaşımın  ve dokudaki bölgesel metabolizmanın hızlandırılması işlemidir. CO2 gazı, ilk olarak 1930 (Royat termallerinde, Fransa) yılından itibaren günümüze kadar tıbbın hizmetinde kullanılmaktadır. Tedavi hızlı, rahat, etkili ve cerrahi olmayan bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Karboksiterapi özellikle Sellülit tedavisinde son derece etkili bir yöntem olarak kabul görmektedir.

Sağlık

Doğum Kontrol Hapları 'Koruyor'Oxford Üniversitesi araştırdı: Doğum kontrol hapları yumurtalık kanseri riskini azaltıyor !
Oxford Üniversitesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre; “doğum kontrol hapları hayatımıza girdiğinden beri 200.000 yumurtalık kanseri vakasını ve 100.000 ölümü önledi!”

Sağlık

Ağız Kokusuna ÇözümHangi gıdalar koku yapıyor, hangileri yok ediyor?
Ağız kokusu yeterince diş bakımı ve dil temizliğinin yapılmamasından olabileceği gibi, bazı gıdalar buna da neden olabiliyor.

Sağlık

Kadınları Ağlatan Hastalık: PMSKadınların sürekli ağlamasının ve depresyona girmesinin altında PMS hastalığı yatıyor.
Adete yakın 5-10 gün içinde karın şişliği, ağrı, aşırı iştah gibi çok çeşitli belirtilerle ortaya çıkan PMS, aydan aya düzenli olarak görülüyor.

Sağlık

Vaginusmus yaşamınızı kilitlemesinÜlkemizde oldukça sık rastlanan bu hastalığın genellikle psikolojik olduğu ve hastaların bilinçaltında cinsellikle ilgili bir korku olduğu bilinmektedir kadın doğum uzmanları

Sağlık

Menopoza Kaç Yaşında Gireceksiniz?Kadınların ne zaman menopoza gireceği artık kan testiyle tespit etti.
Hollandalı bilim adamı Dr. Jeroen van Disseldorp, kadınların ne zaman menopoz dönemine gireceklerini belirleyebilecek basit bir kan testi geliştirdi. Kan testinin, kadınlardaki doğurganlık seviyesini gösteren ve 30’lu yaşlarından itibaren vücuttaki üretimi azalmaya başlayan

Sağlık

Kadınların kabusu: TokofobiBatı’da nüfus artışı tehdit altında.. Sorunun adı ise “tokofobi” ! Çağımızın hastalıkları dediğimiz, kanser, AIDS, Sars, kuş gribi, kronik yorgunluk bir yana, tokofobi bir yana.

Sağlık

“Sıfır Beden” Kısır Yapıyor !Sıfır bedene özenme genç kızlarda kısırlığa yol açabilyor.. Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları Anabilimdalı’ndan Doç. Dr. Rafel Levi, genç kızların sıfır bedene özenmelerinin, yumurtlama dengesini bozarak kısırlığa yol açtığına dikkat çekti.

Sağlık

Aşırı Spor ve Diyet Kısırlık NedeniKadınların uyguladıkları ağır diyet vespor programlarının kısırlığa yol açabileceği belirtildi. Kadınların son yıllarda uyguladıkları ağır diyet ve sporla bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdikleri için

Sağlık

Bir ilaç firması tarafından 43-58 yaşları arasındaki 1007 kadınla yapılan “Türk Kadınları ve Menopoz Araştırması”, kadınların menopozun nedenini bilmediğini ortaya koydu.

Sağlık

Havuzlar insanların ortak kullandıkları bir alan olduğu için hastalık bulaştırmada etkili olabiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, havuzların çok önemli iki özelliği olduğunu belirterek “Biri çok kalabalık topluluğun bir arada bulunması;

Sağlık

Adet düzensizliğiniz mi var?Bu haber bayanlara... Bu hastalık çocuk sahibi olmada güçlüğe ya da rahim kanserine kadar götürüyor...

Kadınlarda adet düzensizliği, tüylenme, kilo alımı gibi belirtilerle kendini gösteren ve halk arasında ''yumurtalıklarda kist'' olarak bilinen

Sağlık

Bilgisayar Kullanırken DikkatUzun süre bilgisayar başında kalan kişileri bekleyen tehlikeler..

Bilgisayar karşısında uzun saatler geçiren kişilerde, vücudun hatalı kullanımı ve yanlış oturma şekilleri nedeniyle kas, iskelet ve sinir sistemini ilgilendiren ciddi ve geri dönüşsüz sağlık problemlerinin meydana gelebildiği bildirildi.

Sağlık

İşte Kanserin 7 BelirtisiKanserde erken teşhisin önemini artık herkes biliyor. Peki kanserin belirtilerini biliyor musunuz?

İşte 7 önemli belirti;

Sağlık

Doğurganlığınızı Test Edin!Kadınlarda farkedilmeyen bir hastalık olan klamidya nedir? Nasıl teşhis edilir? Doğurganlığınız tehlikede olabilir. Klamidya kontrolüyle test edin.

Sağlık

Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na göre, stresi hayatından kovan, dengeli beslenip spor yapan herkes uzun ömürlü olabilir. 120 yıl yaşamak hayal değil!
"Mutlu bir hayat daha uzundur..."

Sağlık

Hatırı sayılır miktarda para ödeyerek bir nemlendirici aldınız... Ürün size “hipoallerjenik” olarak sunulduğu ve “kaliteli” bir marka olduğu için tereddüt etmeden kullanmaya başladınız. 2-3 gün sonra yüzünüzde kızarıklık